Satrtsite / Anasayfa       Künstlerhaus           Sanatçılar Evi-Göynük
  Denemeler               

  Biografie     Gedichte     Erzählungen        Artikel                    Bilder       

    Yaşam        Şiirler        Öyküler          Makele/deneme   Resim /Fotoğraflar 

 Deutsch        Türkisch      

 
 
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

            Biri kırka yaran düşünce...

 

 

 

KADINLAR GÜNÜ VE ÇOK KÜLTÜRLÜLÜK RESİM SERGİSİ ÜZERİNE

 

Ne diyelim,  bu  fırtınanın karı savurduğu, soğuk buzlu gün  için.  Gazeteler, TV. ekranları   Bu 8 mart gününü bol bol sayfalarına, ekranlarına yerleştirmişler. Bol renkli resimli "Dünya Kadınlar Günü" veya "Emekçi kadınların dayanışma günü" hakkında  yazıp çiziyorlar.

 Bizde  bugün NRW / Almanya’nın  Düseldorfta ki Meclis binasında  20 ressamla  bir sergi düzenleyeceğiz. Bu sergiyi SPD’nin  NRW  Meclis Üyesi  Marlies Stotz ile  İspanyol Dostum ressam Jose S. Ocon‘nun desteği ve organizesiyle  gerçekleşti.  Bu Almanya’da  30 yıl devleti elinde tutmuş ve bugün de tekrar Hükümette aday güçlü muhalefet   Hıristiyan Demokrat partiler açıktan açığa “Çok Kültürlülük kapanmıştır” derken, biz  Osman Polat ve  Nevin Boragan gibi tanınmış sanatçılarımızın da içinde bulunduğu 9 ülkeden  gelmiş sanatçılarla   8 Mart  Dünya kadınlar gününde  bu sergiyi düzenlemiş oluyoruz.  Amaç  bir yanda dünya sanatçılarını bir araya getirmek öbür yanda bu ülkede tek kültür değil çok kültürün ve bir çok milliyetin birlikte yaşadığını  bir zati  bir eyalet  meclisine canlı olarak sunmak. Elbette bu çalışmaya burada Alman ve Alman olmayan emekçilerin birlikte  yaşamasını yıllarca savunan başta  DIDF (Demokrat İşçi Dernekleri Federasyonu) ve HDF (Halkçı Dernekler Federasyonu) olmak üzere çok kültürlülüğü savunan kurumların desteğini esirgememeleri beklenirdi, bekleniyor.

Umarız hiç değilse sergi süresinde çevrelerini  bu sergiye taşıyarak çok kültürlülüğün önemini  meclis üyelerine  böylece bir sinyal olarak vermiş olurlar. Bunlardan ziyade başta Alman ve  Alman olmayan burada yaşayan kadınların doğrudan bu tür çalışmalara  hem kendi  haklarını, hem de gelecek genç nesillerinin çok kültürlülükle eşitçe yaşamanın önemini  vurgulamış olurlar ve  bu önemin zedelenmesine de izin vermeyeceklerini ortaya koymuş olacakları bilinciyle sahiplenirler.Ne yazık ki bu konuda ne kadınlar ve kadın kurumları, ne de demokratik siyasi kurumlar kültürel. Sanatsal çalışmaların önemini kavramışlar. Büyük çoğunluğu kültür ve sanatı sadece kitleleri sadece senede bir kaç kez eğlendiren bir ara, olarak  elle alıyorlar. Böyle düşünmeseler bile. Kısacası kim ne derse desin,  bugün  tekel basınla yer alan bu başlıklar bana  bu dışarıdaki amansız günü anımsatıyor.

Neden mi,? Neden sadece  yılın bir tek günü, beni yaratan anneme, benimle aynı  karından dünya gelen aynı memelerin sütüyle beslenen bacıma, özümden  akan kızıma ve  yüreğimde  en güzel yeri alan sevgilime ait  olsun?   Şu adalete bakın, sadece yılın bir günü onlara, geri kalan 364 gün  bana... Ne kadar kötü, egoizmi,  eşitsizliği bundan daha iyi ne körükler ki ?

Neden yaşadığımız  bütün günleri  bire bir  annemiz, bacımız, kızımız ve sevgilimiz olmak üzere tüm insanlığa adamıyoruz? Omuz omuza vererek yılın her anını  sevginin, mutluluğun boy verip dallanması, gelişmesi için değerlendir miyoruz?

Bütün bu soruların yanıtı   olarak şu kanıya varıyorum:

Sadece yılda bir gün kadınlar günü ilan etmek ve geri kalan günleri biz erkeklere bırakmayı, Amerikan’ının, Afganistan, Irak la da kalmayacak  Suriye ve İran, Kuzey Kore gibi ülkeleri de işgale hazırlanıyor. Zaten Latin Amerika dediğimiz ülkeleri  onlarca yıldır işgal ve baskı altında tutuyordu.  Öyle görünüyor ki ABD  giderek AB ile dünyayı paylaşmakta uzlaşmışlar. Eğer öyleyse  özellikle Ortadoğu ve doğu Asya ülkelerini işgale  birlikte hazırlanacaklar. Durum onu gösteriyor. Her zaman işgal edilen ülkelerde  işgalci zorba güçlerle iş birliği edenler onların elini, ayağını öpenler olmuştur.

 Bugün Türkiye;de Polis genç yaşlı demeden  bütün dünyanın gözleri önünde kadınların  yürüyüşünü, şenliğine copla saldırıyor, dağıtıyor. Bu olaya  ülke halkı sesiz kalıyorsa, bırakın kalkınmayı da bugün ki  AB'nin  sınırlı demokrasisinden bile bir zere kadar  yararlanmadığımızı ve yararlanmak isteğimizin olmadığını da ortaya koymuyor mu?

 Geçen yıl  5 mart  günkü  Evrensel gazetesinde sevgili Senur Sezer'in çok güzel bir yazısı vardı.

Tüm  kadın, erkek herkese o yazıyı mutlaka Everensel’den edinip okumalarını öneririm.

365 günün her anın yarattığı olanakları tüm sevdiklerimizle eşitçe hakça bölüşmek ve kadınların yılın bir gününü ile yetinmediğini ortaya koyan bir dünya hareketini görmek dileğiyle, kadınlar günü mücadele günü olsun....

 



Mart 2005

 

 

 

 

 

 

 

                                            Makale / Deneme Listesine Dönüs--------------->

 

 

  

 

 

 

 

 

 

 

  

 

 

 

Araştırma  sadece geçmişi irdeleme değildir. Bu işin hakkı verilirse ölen insana 

yeniden  can verme  kadar büyük bir iştir... 

 Deutsch        Türkisch