Satrtsite / Anasayfa       Künstlerhaus           Sanatçılar Evi-Göynük
 

  Biografie     Gedichte     Erzählungen        Artikel                    Bilder       

    Yaşam        Şiirler        Öyküler          Makele/deneme   Resim /Fotoğraflar 

 Deutsch        Türkisch      

 
 

 

 

            Biri kırka yaran düşünce...

 

 

- 2009 Yılına Girerken - AVRUPA’NIN GELECEĞİ  

 

 2008 yılı geçen yıllara göre daha kötü geçti. “Dünya cehennem gibi”. 2008 başta Afganistan, Irak, Hindistan, Pakistan Türkiye ve ardında Yunanistan’da yaşanan toplumsal olaylar, Dünya’yı tek başına yönetmeye soyunan ve kendisini dünyanın patronu gören Amerika Birleşik Devletlerinde önce yaşanan sel, yangın felaketleri karşısındaki çaresizliği ve ardından  son yüz yılların en büyük ekonomik krizi. Dünya Demokrasisinin beşiği denilen Avrupa Birliği ülkelerinde her geçen gün kemirilen sosyal haklar.

Benim asıl ele almak istediğim konu bu Avrupa Ülkelerinde yaşananlar ve yaşana bilenecek olaylar.

Geçen yıl Fransa’da ki gençlik hareketleri bir Metroda polislerin kurşunu ile ölen bir Fransız kökenli olmayan geçle başlamıştı.

Türkiye’de olaylar ilk Körfez savaşı döneminde Amerikan askerlerinin Irak sınırında Kürt kökenli  Türkiye vatandaşlarına karşı kötü davranışları tecavüz ve işkenceler boyutuna varınca başladı. Türkiye polisi, askeri halkı koruyacağı yere, halkın tepkilerini silah ile, karakollarda işkence yaparak bastırmayı yeğledi. Bu durum yöre halkını merkezi hükümetten hızla uzaklaştırarak iç savaşa sürükledi. O günden, bu güne sorunlar bir iç savaşın pençesinde kartopunun oluşturduğu çığ gibi büyüyerek yürümektedir.  Oysa Türkiye Avrupa Birliği kurulduğundan beri Avrupa Birliğine girmek isteyen, AB ile “gümrük birliği anlaşması” imzalayan Bir ülkedir. Ayrıca ve bugün 5 milyon civarında vatandaşı onlarca yıldır AB ülkelerinde yaşıyor. Bu durumu ile hem Avrupa birliği içinde hem de dış kapısında bekleyen içeri alınmak istenmeyen ancak dış kapının mandalı kabul edilen bir ortaktır. Ancak Almanya’da yaşayan

Türkiye kökenli gençler arasında işsizlik çok yüksek bazı kentlerde % 20 aşmaktadır.

Avrupa Birliği ülkelerinde ise özellikle 1989 yılında Doğu Blok’unun çöküşü ile birlikte durmadan sosyal haklar kısıtlanıyor. Büyük işletmeler istihdam yaratmak yerine gelişen teknolojiden yararlanarak emekçileri işten atıyorlar. Bunun sonucunda işsizlik artmakta ve yoksulluk insan aklının kabul edemeyeceği ölçülerde büyümektedir. Devlet varını yoğunu özelleştirerek özel sermayeyi alternatifsiz hale getirmektedir. Tek amacı nasıl en fazla kar edilir olan özel sermaye, insanı ve insani değerleri hiçe saymaktadır. 

Bütün bunlar olurken işsiz ve geleceği üzerinde karabulutlar dolaşan gençlerin düzene, sermayeye hatta yaşama karşı öfkesi büyüyor. Gençleri sokaktan alacak, kültüre, yaşama sevgiyle bağlayacak sosyal ve kültür çalışması yapan kurumların olanakları da her geçen gün daraltıldığı için kapılarına kilit vurmak zorunda kalıyorlar. Bunun sonucu dışarıda kalan yeteneğini hiç bir olumlu yönde kullanamayan gençler sokaklarda serseri mayın gibi dolaşıyorlar. Ufak bir kıvılcımla bu sokaklarda serseri mayın gibi dolaşan bombalar bir anda patlıyor büyük kanlı olaylara yol açıyorlar.

Geçen yıl Fransa’da bir polisin bir genci metro istasyonunda vurması Fransa’da  yüz binlerce gencin ayaklanmasına neden olmuştu. Ancak Fransa o olayların ardından işsizliğin yoğun olduğu bölgelerde gençleri sokaklardan çekmek ve öfke yerine yeteneklerini kullanmanın yollarını aramayı teşvik etmek için yüzlerce proje geliştirdi. Bu projelerde yüzlerce sosyal danışman, pedagog, sanat ve kültür eğitimcisi ile psikolog çalışmaktadır. Benzeri bir olay Hollanda’da dini inançlar çatışması biçiminde yaşandı. Oysa asıl neden işsizlik, yoksulluk, sosyal ve kültürel alanlardaki kısıtlamalar sonucu sokaklardakilerin tepkisiydi.

Bugünlerde AB’nin özellikle Balkan ülkelerinin başkenti yapmak istediği Yunanistan kanlı olaylar yaşıyor. Yunanistan bir yanda halen o eski geleneksel Askeri cuntalardan kalan baskıcı bürokratik geleneğini sürdüdürüyor, öbür yanda geçen yıllarda deprem ve yangınlardan uğradığı büyük hasarları gidermeye çalışan bir ülke. Ancak bu hasarlarda öncelikle sermaye kesimin kayıplarını kapatmaya çalıştı. Ancak bu deprem ve yangınlarda büyük zarar gören yoksul ve orta halli geniş yığınların, ailelerin yaralarını kapatamadığı gibi ellerinde bir işi olmayan geleceğe umutla bakamayan ailelerin çocuklarına, gençlerin sorunlarına yeterince eğilmedi. Bu gençlerin her gün büyüyen öfkesi zaten patlamaya hazırdı. Bir gencin polis kurşunuyla ölmesi bardağı taşıran son damla oldu. Bu bir kaç anarşistin değil işsiz ve geleceğe umudu olmayan milyonlarca gencin isyanı. Bugün Yunanistan’ın bir çok kentinin sokakları cehennem gibi yanıyor. Çatışmalar Grevler, polis müdahaleleri, gaz ve sisi bombaları, yıkılan yakılan işyerleri, araçlar bu yangında göz gözü görmüyor.

“Bize ne bunlardan, biz Almanya’da yaşıyoruz” diyemeyiz. AB’nin motor gücü olan Almanya’da 160’tan fazla ırktan insan birlikte yaşıyor. Onlarca farklı inanç, yüzlerce farklı kültür. İşsizliğin  ve yoksulluğun giderek büyüdüğü bu zor günlerde bunları barış içinde bir arada ancak sosyal ve kültürel çalışmalar yapan kurumlar tutabilir. Eğer bu alanlarda kesintiler sürerse sokaklardaki öfke bir volkan gibi patlayabilir. Buralarda yaşanacak olaylar Fransa, Hollanda, Türkiye ve Yunanistan’dan yaşananlardan daha korkunç boyutlarda ola bilir.

Almanya’da  politikacılar, devlet kurumları, hatta özel sektör bu yaşananlardan ders çıkarmaları gerekir. Farklı sosyal tabakalardaki çocukları ve gençleri bir arada tutabilecek kurumlardan kesinti değil, tersine daha çok hizmet için olanak yaratmayı hızla programlarına almazlarsa, yarın her şey çok geç olabilir...

Tüm insanlığa  Noel ve Yeni yılın barış ve mutluluk getirmesi dileğiyle....

 

 

Aralık 2008

 

 

 

                                            Makale / Deneme Listesine Dönüs--------------->

  

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  

 

 

 

Araştırma  sadece geçmişi irdeleme değildir. Bu işin hakkı verilirse ölen insana 

yeniden  can verme  kadar büyük bir iştir 

 Deutsch        Türkisch