Startseite  / Anasayfa        Kunsthaus-Göynük      Sanatçılar Evi   
                 

  Biografie     Gedichte     Erzählungen        Artikel                    Bilder       

    Yaşam        Şiirler        Öyküler          Makele/deneme   Resim /Fotoğraflar 

 Deutsch        Türkisch      

 
 
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   

50 Yılda Göç, Komşuluk Ve Bayram

 

Bayramın ikinci günü bitişik binada ikahmet eden komşumuz Heinz Kortmann ile kapıda karşılaştım. Her zaman gördüğünde uzaktan yüksek sesle seslenir ve el sallar. Bu sabah  işe gitmek için arabama giderken yanıma geldi, ellerimi sıktı. “Bugün sizin Kurban Bayramınnz. Siz hep bizim bayramlarda bizi kutlar ve bir kahve içmeye davet edersiniz. Ancak biz nedense bu alışkanlığı edinemedik dedi.

 Komşumuz 84 yaşında oldukça dinç. Bahçede çalışınca, araba kullanınca “benden daha genç sanki” diye söylendiğm bile olmuştur. Elbette ben de genç değilim 63 yaşındayım, ama genede aramızda ki 11 yaş fark küçümsenmez.

Heinz Kortmann’a ne söyleyeceğimi, nasıl bir yanıt vereceğimi bilemediğimde önce bu yaş farkımızı düşündüm.

Sanra kendimi toparladım onun yüzüne baktım. İbrahim Peygamber hakkında İncil’dede yer verillmiş sanırım‘ dedim.

 Heinz Kortmann yani komşum sözü ağzımdan kaptı:

“Elbette o’da Tanrı’nın Christos’tan (İsa Peygamberden) önce yolladığı bir tanrı elçisidir.”

Bende  söz kapmayı severim, ondan sözü geri kapıp, aldım.

“O zaman, bu Kurban bayramı tüm insanlığın komşularıyla, arkadaşları ve yakınlarıyla  dostluklarını pekiştirmeyi aralarındakı sevgi ve saygıyı daha da geliştirmek amacıynı taşıyor.  Şizinde bayramınızdır. Sizin daha sağlıklı ve uzun ömürlü olmanıza vesile olsun” dedim.

Her halda son cümlem sonu çok sardı ve sevindirdi.

“Sizinde uzun ömürlü ve sağlıklı olmasına vesile olmasını dilerim.Doğrusu sizn komşuluk geleneğini taktir ettiğimizi hep anlatığımızıda bilmenizi isterim” dedi ve yeniden ellimi daha içtenlikle sıktı.

Eğer  komşum Heinz Kortmann’a ”Biz göçmende olsak da 50 yıllır bu topraklarda birlkte yaşıyoruz.Çok şükkür 50 yıl sonra bizim de bir bayramımızın olduğunu  ve bunu burada dostluğumuza hizmet edeceğini anladınız” demiş olsaydım, onun kalbini kırmış olurdum. Onu mutlu edemezdim. Sevindiremezdim.

Bu bayram nedeniyle dostlarına ellerinde ki adreslere Beyram Kutlamsı için yazanlar, açıklama yapanlar “İslam Aleminin Bayramını kutluyorum” dediklerinde İslam inancından olmayan diğer insanları ayırdıklarını, öteleştirdiklerini düşünmüyorlar herhalde.  Bu Kurban Bayramı’nın tüm kutsal kitaplardan geçen İbrahip Peygamber’in bir hikayesi olduğu üzerinde de düşünüldüğünü sanmıyorum.

Ben Müslümanım diyen, kurban kesmeye niyetlenen her insanın bunu kaynağınıda bilmesi gerekir. Ayrıca herkes tüm insanların, varlıkların yani bu evrennin Tanrı’nın yarattığını söylüyor. Öyle ise bu ayrım neden? Neden bayramların dünzamızda ki tüm insanların dost ve kardeşçe bir arada yaşamasına vesile olmasını dilemiyoruzda, sadece ötekileştirmeye hizmet eden ‘ İslam Alemin’nin Bayramını kularım!” deniyor. Bu ötekileştirmeler olduğu sürece bayramlar dostluğa, kardeşliğe, barışa, sevince  kaynaklık etme  şansı yoktur. Bunun bilincinden olmadan dünyada barışında sağlanmasının öneminin bilincinde olmamız mümkündeğildir.

 Bu bayramının tüm insanlığın  insan gibi bir yaşama yol açmasına,  kavuşmasına vesile olmasını diliyorum.

 

 

 

 

 

 

 

                Denemeler sayfasına dönüş ----------------------->

 

 

 

 

 Email                                                                                Email: MollaDemirel@gmx.de
   

       Sahip olabileceğin en kıymetli ve en büyük hazine farklı dil ve kültürleri iyi öğrenmen ve kavramandır...

                          Molla Demirel

 Deutsch        Türkisch