|
Alevilik Üzerine Sürdürülen
Tartışmalar
Bir çok insan bu konuda hiç okumamış,.
Bilgi sahibi değil. Annesinden, babasından veya çevresinden
duyduğu anlatımları alıp kendisine göre
yorumluyor ve gerçekten
Alevilik inancıymış gibi
çıkan yeni teknolojiyle
sağa solla gönderiyor. Bunlar özellikle
elektronik sayfalar açan arkadaşların iyi
niyetlerini kulanarak onların sayfaları üzerinde
bu düşünceleri yaygınlaştırıyorlar.
Bu sayfaları açan arkadaşlar bu bilimsel içerikten
yoksun, tamamen duygusal ve yalnış yazıları
üzerinde düşünülerek tartışılması
gereken yeni birşeymiş gibi dağıtıma
sunması oldukça karmaşık, beyinleri bulandıran
yalnış düşüncelerin yaygınlaşmasına,
boy vermesine olanak veriyor.
Elbetteki Aleviliğin Müslümanlıkla ilişkisi
vardır. Müslümanlıktan önceki
inançlar ile Münslümanlığın insani,
hümanist, halktan eşitlikten yana olan
yanlarını alarak oluşan bir yaşam
biçiminin felsefesinden oluşuyor. Hz. Muhametin
inanç yoldaşı, damadı olan Hz. Alinin
ve onun çocukları İmam Hasan ve
Hüseyinin eğemen ve zalim güçlerin karşısında
emek ve haklıdan yana oluşunun etkisi vardır.
Ancak bazıları Aleviliğin bu boyutu
ile tüm Alevilik anlayışını Arap ırkçılığına
kadar götürerek tüm Alevileri Hz. Muhametin soyundan
gelenler olarak tanımlıyor. Böylece Araplaştırıyor.
Böylece bugün
ki gerici, çağ dışı İslamlığa
yaklaştırmaya çalışıyor.
Alevilik adına ortaya çıkıp konuşan
başka bir kesim bunu tamamen Türk ırkına
bağlayarak ırkçı, kafa tasçı
bir anlayış olarak sergiliyor. İşte
geçenlerde bir Alevi Elektronik Sayfaya gönderilen
bir yazıda şunlar söyleniyor:
Ama şu bilinmeli ki Alevinin Kürdü, Çerkezi,
Rumu v.s. olmaz esas itibari ile Türk'tür.
Alevilik bir inanç olduğuna göre bu inancı
benimsemiş herkes Alevi olduğunu her halde aklı
başında kimse red edemez. O halde sadece, Çerkez,
Rum, Kürt, Laz, Arap değil, Japonyalı, Çinli,
Yunanistanlı, Amerikalı, Afrikalı,
Avusturalyalı, dünyanın neresinde
yaşarsa yaşasın, hangi milliyetten
olursa olsun bu yaşam felsefesini benimsiyor ve
kavrayarak uyguluyorsa Alevidir.
Aleviliğin
özellikle Anadoluda yaşayan halkların arasından
boy vererek gelişmiş olması bu inancı ve
yaşam biçimini tek ırka indirgemez. Bütün
dinler bir yerden çıkarak oluşmuş ve dünya
insanları arasında yaygınlaşmıştır.
Ayrıca Anadoluda farklı etnik kökenlerin
bir arada yaşaması sadece bir kaç yüz yıllık
iş değildir. Onlarca farklı etnik kökenlerin
birlikte yaşamının tarihi Millatan önceye
dayanır. Türklerin Anadoluya gelişinin tarihi
1171 Malazgir şavaşıyla olduğu biliniyor.
Bu Müslümanlık inancın ortaya çıkışından
aşağı yukarı 500 yıl sonradır.
Türkler gelmeden de, geldikten sonra da onlarca farklı
etnik kökenler bir arada yaşamayı sürdürmüşlerdir.
Anadoludaki bu farklı etnik kökenlerin en güzel özelliği
bir arada yaşamış olmaları ve
Aleviliğin hümanist potasında
birbirleriyle kaynaşmış olmalarıdır.
Aleviliği sadece Türk ırkına ait olduğu
savı kimse alınmasın ama
Hitlerin Avrupada Hiristiyanlığın
varlığı, German halkının
kudretindedir anlayışıyla çakışmaktadır.
Bu tür kafatasçı anlayışlar eline,
beline, diline sağlam olacaksın ilkesini temel
alan Alavilik felsefesine zarar verir.
Gene elektronik posta ile gönderilen bir yazıda
biri Dedelerimiz ve ceddimiz olan Hz. Muhamede
ve Hz Aliye ve onların yolu olan Alevilik
inancımıza saldırılara tahmül edemeyiz
ve buna izin verilmemelidir diyor. Elbetteki bu o yazıda
ki en güzel cümlelerdi. Gerisi tamamen hakkarete dayanıyordu.
Elbetteki ne Hz. Muhamet ve Hz. Aliye, ne Alevilik inancına,
ne de başka bir inanç ve önderlerine hakaret etmek doğru
değildir, saygısızlıktır. Herşeyden
önce o tür yazı yazanların ve konuşmalarda
bulunanların kendi kişiliklerine karşı
yaptıkları bir saygısızlık olduğunun
bilincinde olmaları gerekir. Kişilikli bir insan
başka bir insanının kişiliğine ve
inancına hakaret edecek veya küçümseyecek bir davranışta
bulunmaz.
Ancak Alevileri toptan Hz. Muhametin ceddinden,
yani ırkından saymak bir Arap ırkçılığıdır.
Dünyada
ki Alevilerin İslama bağlılığı
özellikle Hz. Muhametin ölümünden sonra Hz. Ali ve oğullarının
güçlülerin karşısından emekten, ve haklıdan
yana tavır almalarıyla başlar. Özellikle
İmam Hüseyinnin şu sözlerini kendlerine
rehber olarak almışlardır:
Güçlünün,
her istediği olur inancını yıkmak, ne
hazin, ya da ne ulu yazgıdır ki, benim boynuma borç
olmuştur. Sanılmasın ki kibirimdendir, boyun
eğmeyişim yezide. Yok, yok... Ben, benden sonra
gelecekleri de düşünerek, bir insanın ne kadar güçlü
olursa olsun, gene de güçünü kıracak birilerinin
şu dünyada var olabileceğini ortaya koymaya çalışırım.
Yoksa gelecek nesillerin zorun önünde, zalimin önünde
boyun eğmesini miras olarak bırakmış
olurum...
İmam Hüseyinin bu davranışı
daima emekten, haktan yana olan insanların
ilkesi olmuştur. Çok etnikli, çok kültürlü
bulunan Anadolu halkı aynı zamanda çok inaçlarında
merkezi olduğu için, bu felsefeyi özümleyerek
halkları, farklı kültür ve milliyetlerin güzel
ortak yanlarını alarak boy vermiştir.
Bugün de Aleviyim diyen insanların tarihi görevi
güçlüye karşı mazlumu korumaktır. Irkçılığa
karşı insanı öne çıkarmaktır.
İşte bu nedenle Alevilerin en büyük ozanı
Yunus Emre Dünya rıskım, insanı benim
milliyetimdir demiştir. Dünya milliyetini kendi
milliyeti olarak görmeyen, dünyadaki yoksullardan, emekçilerden
yana olmayan hiç bir insan Alevi olamaz olsa olsa Alevilik
maskesi takarak Alevilerin beynini ve
o güzel insani düşüncelerini kirletmek
isteyen biri olur. Tüm Alevilerin bu konuda dikkatli
olmaları gerekir. Özellikle elektronik sayfa açan, kısacası
tüm yeni medya alanında emek veren kardeşlerimizin
kendi bu güzel emeklerinin ziyan olmasına izin
vermemeleri gerekir...
Ben de Alevi bir aileden gelen bir insan olarak
diyorum: Eğer dünyada yoksul insanlar varsa, ezilen acı
çeken bir insan varsa, dünyamızda insanlar savaş
korkusuyla yaşıyorsa gece yatağımda
rahat uyuyamam. İşte o ezilenlerin yanındadır
benim yüreğim. Ben bu mazlum ve haklı insanların
milliyetindenim ve onlar benim milliyetimdedir. Bu nedenle
benim Türk,
Arap veya başka bir ırktan olmam gerekmiyor.
İnsan olmam ve haklı insanların yanında
olmam Alevi olmam için yeterlidir...
Münster, 29 Eylül 2002
-------------------->
MAKALE ANASAYFASINA DÖNÜŞ
-------------------------------------->
|