|
20040
YILINA GİRERKEN ALEVİLİK
Yeni
yıla toplam 4 hafta var. Bu eskiyen yıl içinde çok
korkunç olayları
yaşladığımız Almanya, kökenimizin
geldiği Türkiye ve çevreside yaşandı. Hatta
tüm dünyada çok korkunç, insanlığa, yaşadığımız
yüz yıla yakışmayan olaylar yaşandı.
Hitler
ve Mosolini gibi faşit rejimlerin geçen yüz yılda
yaptıkları bu yeni yüzyılda
Amerika Birleşik Devletleri ile yandaşlarının
başta Irak ve Afganistan olmak üzere
dünyanın bir çok ülkesinde yaptıkları
deveden kulak olarak tarihten anılacak.
Elbette
bu yaşadığımız yüz yılın
şu üç yılında
sadece ABD
ve Yandaşları halklara kan kusturmuyor.
Ülke halkları kendi içlerinden, hatta
kentlerde yaşıyan ınsanlar kendi kent
ve aıleleri içinde
düşünen aklı bilmin terazisine vuran kişilerce
kabul edemiyecek olumsuzluklar yaşattılar.
Çok
şeyler söyleniyor
bu yüz yıl hakkında. Günümüzde
Anadolu kökenli halklar içinde çok şeyler yazılıyor
ve söyleniyor. Nedense hiç gündemden düşmeyenler
genellikle azınlıklar arasında Kürtler ve
inançlar arasında Anadolu Aleviliği. Oysa her
ikiside mazlum. Yüz yıllardır parçalanmış,
hakları gasp edilmiş bir toplum. Güzele erişmek
ve güzel olanı yaşamak
ve yaşatmak istiyorlar.
Yüz
yıllardır Alevi ile Kürtlerin bir türlü kendi
doğal haklarını elde edemeyişleri, güç
olmayışlarının kökenine
derinliklerine bu azınlıklara ait aydınlar
yeterince inmediklerini düşünüyorum.
Ben
bazan Kürt ve Alevi dostlara takılıyorum. Bir
Kürt veya bir Alevi az ancak ikisi
fazla. diyorum.
Çünkü
bunlardan iki kişi bir araya geldi mi biri öbürüyle
uğraşır. Biri öbürünün güzelliklerini hiç
görmez, hep olumsuzluk arar. Bu durumdan sürekli hakim güçler
yararlanıyor.
Geçmişte
olduğu gibi gümüzde de Türkiyede son zamanlarda
patlayan bombalar, yaşanan olaylarda Hakim güçlere
ait olanlar çok rahat. Hatta birlik halindeler. Ancak
nedense Alevi ve Kürtler adına ortaya çıkan aydınlar
mutlaka bir yana taraf
oluyor. Biri, öbürünü suçlayacak sorular ve açıklamalarda
bulunuyor.
Birincisi
, Hizıbullah, Saiddi Nursiciler, Nakşibendiciler,
Fetuhla Gülenciler vs. Başından beri özellikle
emperyalist gğçlerin özellikle silah tekellerinin
denetiminde değil
ABD ve onların yandaşlarının dışında
birşey sanki. Gerek Afganistanda, gerek, Iranda,
hata Türkiyede dinci grupları ABD ve yandaşlarının
hükümete taşıyan güç başta ABD olmak üzere
silah üreten ülkelerin tekeller olduğunu, bu ülkelerin
silah üretimiyle ilgisi olmayan tekeller, demokrat
aydınlar yeterince açıkladığını
biraz medyay takip eden her insanın bilmesi gerekir..
Bugün
İslam İnancını batılalaştırmak
tartışmasını İslam
Inancının bilim adamlarınca ortaya
atılan ve tartışılan bir konu değildir.
Bunu ABD ve AB gibi tamamen silah sanayi ile dünyayı
elleri altında tutan güçlerce
organize edilerek tartışmaya açılıyor.
Bu önümüzdeki yıllarda dahada yaygınlaştırılarak
tartışılacaktır. Bunun için önümüzdeki
yılda da İslami
Gruplarca terör olayları dünyada daha yaygın
halde süreceğe benziyor.
Emperyalist
güçler yabancı ülkelerde kendileri kolay kolay
eylem yapmaz, yerli uzantılarına, para işle
satın aldığı militanlara yaptırır.
Bu nedenle Türkiyede olan terörün Hizibullah veya başka
bir kaç kişi veya bir örgütçe yapılmış
olması, ne Hizubullah gibi grupları onların
koklası olmadığını kanıtlar ve
nede onları temize çıkarır.
Ayrıca
bu Ramazan Ayında
ve Ramazan Bayramında son yıllarda Alevi
- Bektaşi ve Mevlevi inancından gelen bazı
Cemevleri ve gruplar Cem günleri düzenliyorlar. Bu Cem törenlerinin içeriği
insanları özellikle genç kuşağı
Ortaçağ anlayış ve yaşam biçimine sürüklemeyi
amaçlamadığı sürece, Cem Törenleri,
insanları bilime, düşünmeye, eğitime
ve insanı sevmeye, saymaya, yardımlaşmaya
teşvik etikçe güzeldir. Yaygınlaştırılması
gerekir. Eğer Sunii İnancındaki dostlarımız
kardeşlerimiz bu ayda Oruç tutarak, Namaz kılarak
huzura kavuşuyorlarsa, bir yıllık iş
stresini atıyorlarsa güzeldir. Onlara saygı göstermnek
gerek. Ancak onlara parelel olarak Alevi inancındaki
insanlarında Halk
kültürünün ocağı, okulu olan Cem Törenlerini
düzenlemesine saygılı olmalı ve bunu tartışmaya
açmamlılar. Cem Törenlerinin genç nesle
Anadolu halk kültürünü aktarması
ve bu kültür yetiştirmeye çalışması,
sevgiye, güzele hazırlamasından
daha güzel ne olur ki? Hele birde buna farklı
inaçta olan, özellikle ortaçağa çerkilmek istenen
Sunii, Şafı, Hambali ve diğer inaçtaki
insanları davet etmesi, onlara ve onların genç kuşağına
tanıtması kadar insani bir davranış
olmaz diye düşünüyorum.
Biz
2004 yılına hiçte iyi koşullarla girmiyoruz.
Emperyalist ve kapitalist güçler dünya halklarını
köleleştirmeyi amaçlıyorlar. Dünya evim,
halkı, halkımdır diyen ve buna
Yarin yanağından gayri, herşey hepimiz için
diyen
bir felsefeye elbette dünya yı yeniden bölüşmek
isteyen güçlerin işine gelmeyeceği açıktır.
Bu güçler bu güzel felsefeye sahip halka yaşama
olanağı vermeyeceği
ve bu felsefeyi erittikçe sömürülerini daha
rahatlıkla sürdüreceklerini hesaba katıkları
ve katacakları oldukça açık.
Eğer
gerçekten ezilenden yana olmak istiyorsak veya, insani olan
haklarımıza kavuşmak istiyorsak özeliklede
Alevi inacından, Kürt milliyetinden veya ezilen
bir halk ve milliyetten gelen aydınlar, insanlar
bir birini suçlamayı bırakmalı. Ortak güzelliklerde,
dostça bir arada yaşamanın ve birlik sağlamanın
yollarını araması gerekir. Yüz yıllardır
çektiğimiz acıların asıl nedeni sadece
dış güçler değildir. Baştan belirttiğim
gibi hep birbirimizle uğraşmamızdır.
Bundan öbür güçler yararlanıyor. Bu konuda
yüz yıllardır çektiklerimiz bizler için
yeterince birikim ve deneyim
olmalıdır. Eğer birlik sağlanırsa dünyanın
yaşadığı bu kaostan yararlanarak
insanlık için gerekli olan
güzel bir dünyanın çığrını
açma fırsatıda sağlanma ihtimali
vardır.
Bence
baştan Alevilerden gelen tüm Anadolulu kültür
adamlarınının, aydınlarının
Anadoluya has olan bu Cem Kültürünü dahada çağa
uygun hale getirerek, dahada sevilecek fonlarla, kanallarla
besleyerek geliştirmek ve yaygınlaştırmak
için birleşmesi gerekir . Nedense Aleviler hep
kendinden olmayan ağzı iyi söz eden
insanları başımına
taç ediyor. Ama birbirini yeme geleneğini sürdürüyor.
Bundan vaz geçmenin zamanı çoktan geldi diye düşünüyorum.
Cem Törenlerinin sadece halk kültürünün
kaynağı, okullu olmakla kalmadığını
aynı zamanda bizim
bayram günlerimiz olduğunu bir an bile aklımızda
çıkarmamalıyız... Yaşamın her gününü
bayram günü haline getirmek de bize düşüyor...
Hepinize
şimdiden 2004
yılının Bayram, mutluluk ve başarı
yılı olmasını diliyorum.
Aralık 2003
-------------------->
MAKALE ANASAYFASINA DÖNÜŞ
-------------------------------------->
|