Makaleler

             Biografie     Gedichte     Erzählungen      Artikel                     Bilder       

      Yaşamöyküsü     Şiirler          Öyküler           Makele / deneme    Resim / Fotoğraflar  

 Deutsch        Türkisch      

 
 
          Konular  
Gene de Özür Dilerim  
 O Bir ilozoftu O. Polat 
Nevruz Bayrak Tıcareti
Ana Dil İstemi 
İki Kanalda Beslenen Edebiyat
Dil ve Estetik
Kültür ve Dilin Önemi
Göçmen İşçilerın İstekleri
Fakir Öğretmen
 N. H.'in Kitaplarından korkmak 
Irak ve Haçlı Savaşlar
Avruapada TKP Yılları
Bilim ve İnanç
Mahsuni Şerifin ardından
 Alevi Düşüncesi ve Teknoloji
 Kimden Yana İnsan
AhmetKayayı Anımsamak
Dilimin Ucunda
Nazım Hikmet ve İmdat Ulusoy
Almanya Devlet Başkanı J. Rau'ya 
Şakirin Kitabı Güzellikler...
Savas Ölümdür  
Söylenecek Yeni Sözün  
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
       İlişki Defteri  
      Konuklar Defteri
 
 

            Biri kırka yaran düşünce...

 

BİRLİKTE YAŞAM,

 

Günümüzde artık tek ırklı bir ülke yoktur. Bir çok farklı kültür, dil, inanç bir arada yaşıyor. Bu farklılıklarda bir güzelliktir. O ülke topraklarını kültür zenginliğini olşturmakla kalmaz. Bu durum insanlığı dahada canlı olmaya, yeniliğe, güzelleklere motive eder. Bu göçmen olarek gelip yerleştiğimiz Almanya içinde önemlidir.

Bu  topraklarda Alman ve Alman olmayan çocuklar, gençler  kısacası tüm insanlar birlikte yaşıyor.

Ülkeninde geleceğini etkileyecek olan çocuklar ve gençler, kreşte, okul sıralarında, caddede, alış veriş merkezlerinde ve eğlence yerleinde birlikteler. Burada doğup burada yetiştikleri için biz yetişkinlerden daha çok bir birlerinden etkileniyorlar. Kültürel ve sosyal yaşam davranış ve yaşamlarındaki benzerlikler daha çok ön plana çıkmaktadır. Bu doğru kulanıldığı zaman çok milliyetli, çok kültürlü hale gelmiş olan bu toplum sadece Avrupa Birliği’nin başını çekmekle kalmaz. Bunun dünya birliğnin oluşmasında büyük katkısı olacağı inancındayım. Ancak bu benzerlikler yerine olumsuzluklar, dar milliyetçi davranışlar, küçük milliyetçi lobiler 

oluşturulmaya özen gösterilirse, bu  sadece bazı kesimlerin küsmesiyle kalmaz. Bu topraklar içinde ırkçı grupların gelişmesini farklı milliyetler arasındaki gençler arasında nefret ve düşmanlığın yayılmasına neden olur. Ülkede  anarşizmin, kirminal olayların yayılmasınin ortamını yaratır. Ekonomik krizlerin boy göstermesiyle

ülkeyi kaos içine sürükler. İşte bunun en güzel örneği bugün Türkiye’nin içinde yaşadığı durum. 

Dağılan Yugoslavya ve Sovyet Ülkeleri ülkelerindeki durumudur. Bireysel davranışların, toplum içinde yaygınlaşarak güvensizlik yaygınlaştırarak devleti yıpratmakla kalmıyor, ülkeyi kaos içine sürüklüyor.

Yabancılar Çalışma Meclisi’nin görevi başka ülkelerdeki olup bitenleri üzerinde tartışma ve zamanını onlara verme olmamalı. Tersine yerel sorunları, günlük yaşantıda bir birirni etkileyen insanların sorunlarını konuşmak ve çizüm yolları için bizim gibi kitlesel çalışma yapanların birikimlerini toparlamak ve onların çalışmalarını 

olumlu yöne kanalize etmek olmalıdır. Bu yolla kitleler üstünde olumlu bir etki yapmasını ve sempati toplamasını sağlamalıdır. 

Türkiyedeki, Türk - Kürt soruunu, Türk - Yunan sorunu, veya Güney Afrika sorunu, Sudan sorunu değil. O ülkelerde bir Hastahane veya Ilaç yardımı insanidir. Bireysel olarak veya Hükümetler düzeyinde yardım edilmesi gerekir. Ancak Yabancılar Çalışma Meclisi’nin asıl görevi Avrupada yaşayan göçmenlerin ve Aussidler denilen grubun sorunlarını, kültürel gelişmelerini incelemek, görev olarak almak onları yerel ve ülke hükümetine aktarmak olmalıdır. Böylece Yabancılar Meclisin onların sorunlarını göz ardı etmediğini ve şemsiyesi altında bulunduklarını kanıtlayacaktır.

Bulunduğu ülke ve kentte tüp partilere, sivil kitle kurumlarına aynı uzaklıkta durmayan, onlarla sağlıklı ilişkiler geliştirmeyen hiç bir yabancı Meclisi yetereince görevini yerine getiremez. Ne kadar çaba gösterirse göstersin Yabancılar arasında geniş bir kitle birliği oluşturamaz. Bu nedenle yerel ve ülke hükümeti ve yetkilileri 

üzerindede etkili olamaz.

Özellikle Yabancılar Meclisi gerçekten yerli halk ile göçmenleri aynı haklara sahip olmasını ve bir birlerini anlamasını, kaynaşmasını istiyorsa göçmenlerin dil, kültür, edebiyat ve görsel sanat çalışmalarını tanıtmayı çaalışmalarının temel alanı olarak almalıdır. Çünkü sanatın dili dünya dilidir. O tektir. Güzel bir resim tablosunu, güzel bir müzik parçasını, güzel bir Heykeli, güzel bir şiiri dinleyen, gören herkes algılar, beğenir ve sahiplenmek ister.

Elbette bu yazın, sanat adamının, aydınında işi olmalıdır. Yerel kurumları bu alandaki çalışmara önem vermesi için teşvik edici olmalıdır.

Sonuç olarak toplumun bir kesimini kabul eden, gören, önemseyen ama toplumun öbür kesimini görmemezlikten gelen dışlayanlar sonuzta tüm toplumu mutsuzluğu sürüklediklerinin bilincine varmalılar.

Çelişkiler ve kaos bu farklı tavırlardan çıktığını ve bir alev gibi  tüm sevreyi sarıp yakacağına herkesin hesaplaması gerekir. Bunu hesaplamayan toplumların ne tür macaralara sürüklendiğini tarh bize yüzlerce kez kanıtlamıştır.

 

     Eylül 1996  

 

 

 

 

------------>  MAKALE  ANASAYFASINA DÖNÜŞ ----------------------->

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  

 

                                                                             Email: MollaDemirel@Gmx.de

                Makaleler

            Biografie    Gedichte      Erzählungen     Artikel                        Bilder        

            Yaşam         Şiirler          Öyküler            Makele / deneme      Resim / Fotoğraflar

 Deutsch        Türkisch