Makaleler

  Biografie     Gedichte     Erzählungen        Artikel                    Bilder       

    Yaşam        Şiirler        Öyküler          Makele/deneme   Resim /Fotoğraflar 

 Deutsch        Türkisch      

 
 
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
      Konuklar Defteri
 
 

            Biri kırka yaran düşünce...

 

MUHAREM AYINDA  HAÇLI SAVAŞLAR MI BAŞLADI?

 

Busch  “Irak’ı dize getirmemiz Haçlı Seferlerinin ilk adımdır. Tarihin gecikmiş bir hesabını görmenin başlangıcıdır, sırada başkaları var” demişti. Bunu nüzerine bir çok  batılı aydın karşı çıktı.”Haçlı Saferleri İslam inancı ile  Hristiyanlık  inancı arasında  sürmüş bir savaştı. O Savaşlar tamamen  dini kısaslara dayanan haklı bir tarafı olmayanö ilkel bir anlayış ile sürdü. Bunu çağımızda savunmak akıl işi değildir. Böyle bir görüş Dünyayı beklenemeyen bir yere sürükler. Tüm İslam alemini bir potada Hristiyan alemi karşısına çıkarır “ denildi. Bunu nüzerine  G. Busch “Amerikadada Müslümanlar yaşıyor. Müslüman dostlarımızda var. sözüm Amerika’nın çıkarlarına zarar vermeye kaslkışanlaradır”   dedi. Böylece geri adım atmış gibi bir manavra yaptı.

Bizim iyi niyetli aydınlarımızda “Haçlı savaşlarını öcünü almak, sözü yalnış telefuz edilmiş veya başka bir anlamda söylenen bir sözdür. Koca ABD’nin başkanı her halde böyle düşünmeyeceğini herkesin bilmesi gerekir” diye  bastırdılar   Oysa gerçekten G. Busch, Haçlı Savaşlarını  yeniden başlatmayı kafasını koymuş bir deli. Zaten geçenlerde ‘Tanrı bana başta Sadam Hüseyin diktatörü olmak üzere kötüleri cezalandırma görevi verdi. Bu nedenle bena içkiyi bıraktırdı...” sözü onun asıl hedefinin Haçlı savaşlarını başlatmak olduğunu ortaya koyuyordu. Zaten Iraktan sonra, İran, Suriye, Suıdı Arbistan, Libya, Türkiye, Kuyez Kore

Olduğunu inkar etmedi ABD.

Dikkat edildiyse  giden sefer Irak’ı Ramazan Bayramında bombaladı. Bu sefer savaşı Muharem günlerine (Aşura ) ve Nevruz günlerine getirdi. Böylecede  hedefi bir yanda Petrol ise öbür yanda geçmişde yitirilmiş Haçlı Savaşların öçünü almak olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Ancak işin garip yanı dinci kesim hep Haçlı Savaşların öcünü almak isteyen G.Buschun yanında yer alma işini dün olduğu gibi bugünde sürdürüyor. Bakın G. Busch katiline karşı çıkanlar, Türkiyede olduğu gibi, İran, Mısır ve diğer İslam ülkelerinde  demokratlar, solcular yani dinci kesimin Komünist dedikleri insanlar. Hristiyan ülkelerindede aynı şekilde.

Ne garip bir durum  bilmem aydınlarımız, sıradan halkımıza bu durumu anlatmaya ne kadar istekli.

Günümüzdeki olaylar yine Lenin’i  haklı çıkardı. Lenin “Emperyalizm ve Dinci gericilik ikizi kendi koyularını er ve geç kendileri kazacaklar” demişti. Bu savaş onun  doğruluğunu bir kez daha kanıtlayacak diyorum.  Lenin’in bu  teorisi  bu savaşın ardından  gerçekleşmezse mutlaka gelecek benzeri bir olayda gerçekleşecektir.

İnsanlığın bugüki görevi bu delilerin ‘Haçlı Savaş” istemlerini engellemektir. Burada ne inanç ne de ırkın bir önemi vardır. Ölen acı çeken insan. Yok olan doğa ve insanlığın bize bıraktığı kültür mirası. Bunları korumak insanım diyen her kesin görevidir. Bu nedenle savaşı durdurmak için dökülmeliyiz yollara. Bu kaldığım küçük 170 bin kişilik kenntte dün 3000 ( üç bin) öğrenciö bugün  5000  daha ilk ve orta eğitim okullarından çocuklar savaşa karşı ellerinde mumlarda Münster  Kenti’nin Barış Salonu adını verdiği binanının önünde toparlandı. Savaşa son! Busch Silahsızlandırılmalıdır! diye bağırdılar. Ya tüm Mezopotamya topraklarında boy veren kültürünün ortağı yani sahibi ülkemde neler oluyor?

Çok üzücü şeyler oluyor, çok üzücü davranışlar...

 

 

   

KERBELĂDA HÜSEYİN

 

Hani kardeş gibi yar

Bağdat gibi şehir olmazdı

Boğuyorlar kardeşini

Yakıyorlar on binlik tarihi

Yakıyorlar bağdatı

Sen susuyorsun

 

Üzgün gök yüzünde altın sarısı güneş

Tüm gücünle  bağır

Savaşa hayır

Bir deli sarhoş Amerika Krallı

Dünyayı ateşe veriyor

 

Her yerde su başını tutmuş eşkiya

Eğleniyor silahların gölgesinde

Sofrasında su diye halkların göz yaşını

Çorba diye kanını içiyor

Kardeş kanıyla yürek soğutup

Eğleniyor

Nasıl tükürmem

Suratına kahpeliğin

Kaleşliğin /Puştluğun

 

Halkların kardeşliği için

Akan göz yaşının durması için

Özgürca yaşaması için çocukların

Kerbeläda Hüseyinim

Kübalıyım,

Mozambikli

Filistinli, Afganlı

Iraklıyım

Nurhaklarda Sinanım

 

Ah benim  kıraç günlüm

Koparacaklarsa koparsınlar boynunu

Nasıl dayanırsın ateş içinde bırakılmış

Çocuk çığlıklarına

Tüm gücünle bağır

Savaşa Hayır!

 

Bak gök yüzünde üzgün

Duruyor altın sarısı güneş

Kırmasan  zalimin bileğini

Ne yurdun

Ne dünyan

Ne de güneş gülecek...

 

Hani kardeş gibi yar

Bağdat gibi şehir olmazdı

Boğuyorlar kardeşini

Yakıyorlar on binlik tarihi

Yakıyorlar bağdatı

Sen susuyorsun

Lanet olsun !

 

      Münster, 22.03.03  

 

 

 

------------>  MAKALE  ANASAYFASINA DÖNÜŞ --------------------------->

  

 

                                                                             E-mail: MollaDemirel@Gmx.de

                Makaleler

  

 Deutsch        Türkisch