Makaleler

               Biografie     Gedichte     Erzählungen    Artikel                   Bilder      

                 Yaşam        Şiirle          Öyküler           Makele/deneme   Resim /Fotoğraflar

 Deutsch        Türkisch      

 
Ö
          Konular  
   
 Savas Ölümdür  
Söylenecek Yeni Sözün  
Ana Dil İstemi 
İki Kanalda Beslenen Edebiyat
Dil ve Estetik
Kültür ve Dilin Önemi
Göçmen İşçilerın İstekleri
Fakir Öğretmen
 N. Hikmet'in Kitaplarından korkmak 
Irak ve Haçlı Savaşlar
Avruapada TKP Yılları
Bilim ve İnanç
Mahsuni Şerifin ardından
 Alevi Düşüncesi ve Teknoloji
 Kimden Yana İnsan
AhmetKayayı Anımsamak
Dilimin Ucunda
Nazım Hikmet ve İmdat Ulusoy
Almanya Devlet Başkanı J. Rau'ya 
Savaş Karşıtı Olmak
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
       İlişki Defteri  
      Konuklar Defteri
 
 

 

Savaş Karştı Olmak…

 

Ben  sadece Savaş karşıtı değilim. Ben tüm haksızlıklara karşı tavır alan bir sanatçıyım. Ben onlarca yıldır burada farklı kültür ve inançtan gelenlerin kaynaşması için çaba gösteren bir kurumda çalışıyorum.

Ben insanın insana işkence etmesine veya acı çektirmesine tahmül edemiyuorum. Bu nedenle nerede bir haksızlık varsa ona karşı çıkıyorum. Bu olumsuzluğun kalkması için gerekli çabayı göstermeye çalışıyorum. Yıllarca olduğu gibi şimdi de bu konuları kapsayan çeşitli aktiveteleri Münsterdeki çeşitli kurumlarla birlikte düzenledik. Örneğin  her yıl onlarca  Alman ve Alman olmayan yazar resam müzisyeni bir araya getiriyoruz. Onların çaışmalarını tanıtmakla kalmıyoruz. Onları örnek vererek farklı kültür, dil ve geleneklerin  bir zenginlik olduğunu bu çalışmalarla ortaya koymayı hedefliyorum. Bir insanın hoşgörüyü, farklı kültürlere, geleneklere, yaşantıya saygıyı, sevgiyi küçük yaşta öğrenmesi gerekir.  Sanat adamları topluma insanılığa bu güzelliklere hazırlar toplumu olumsuz etkileyen işkencecileri, sömürenleri, inaç ve kültür farklılığından dolayı haksızlığa uğruyanları çalışmalarında yer verir. Sanatçı İşkenceci kadar öbür haksızlarıda teşhir ediyor. Bu çalışmaların başarıya ulaşması kolay değil. Yıllardır biz ve bizim gibi milyonlarca insan kötülüklere, haksızlıklara savaşlara karşı Yıllardır mücadele etmemize rağmen ne yazık ki dünyanın bir çok ülkesinde halen insanlar öldürülüyor, insanalara işkence ediliyor. Ne yazık ki dünyanın güzelliklerini hırslı politikacılar ile silah sanayine yatırım yapanlar bozuyor. Bunların çıkarı toplumların, insanların sürekli birinin öbürüyle kavgalı olmasından yatıyor. Bunların para, kazanç, mülk,, mavki , hakim olma hırsı bir gün tüm dünyayı yok edecek bir aşamaya doğru götürüyor. Bu tehlikeye karşı toplumu ancak sevgiyle uyarabiliriz. Özellikle çocuklara ve gençlere kavgaya altarnativ olarak birinin öbürünü sevmesinin önemini kavratmamız gerek. 

Bu nedenle biz yıllardır kent idaresinin ve başka kurumların yardımızla Münster okullarında Yabancı düşmanlığına karşı   çeşitli etkinlikler düzenledik. Her yıl 15 -20 yazar ve müzisyen dersliklere davet ederek orada gençleri kaynaştırmak ve bir birine sevdirmek için müzikli okumalar ve etkinlikler düzenliyoruz.  Ben kendim tüm okumalarımda sevigiyi, barışı konu alan şiirler, öyküler ve yazılar  okurum. Konuşmamı sevgi dolu bir dünya istemi çerçevesine oturturum.

Bu etkinlikler okullar için çok önemli. Çünkü çocukların anne baba veya çevrelerinde öğrendikleri bazı davranışları okula taşıyorlar. Aynı sınıfta olan Alman kökenli olmayanlara karşı kulanıyorlar. Tebi bunu terside oluyor. Bazan bu sadece sözlü hakaretle kalmıyor fiili sadırılara da dönüşüyor. İşte biz bu olumsuzlukların önüne geçilmesi için ırkçı, insani olmayan davranışların olumsuzluğu çocuklara anlatan çeşitli çalışmaları toplamayı ve onları okullarada ders olarak verilmesine çalıştık. Çocuklar arasında sevgi ve barışın, dialogun yaygınlaşması gerek. Yani kendilerinden olmayan çocuklarla dialog kurmalarını, hoşgörü ve sevgiyle yanaşmalarını, dostça birlikte yaşamalarını okullarda öğretmek gerek.

Ne yazık ki bazı öğretmenler ırkçı ve din ayrımına karşı   barışı ve sevgiyi öne çıkaran çalışmalardan yana değiller. Bunlar yabancı çocuklarla Alman çocuklarını aynı seviyede, eşit haklara sahip olmasını istemiyorlar. Bu içinde yaşadığımız toplumda sayıları azda olsa böyle öğretmenler ve yöneticiler var.

 Özellikle evelki yıl 11 Eylülde olan terörüst eylemler islam inancında gelenlerin yaşamını zorlaştırdı. Onlara karşı ön yargılar hızla yaygınlaştı. Mutlaka bunun önüne geçilmesi gerektiğine inanıyoruz. Ve bunun çabasını veriyoruz. Yetkililer bu konuda yeterince duyarlı değiller. Eğer çocuklar  bu terörist eylemlerden etkilenir taraf olurlarsa, biri öbürünü küçümseyecek, yadırgayacak, terör eylemine katılmış olanlardan veye onların taraftarlarından biri gibi gösterme davranışı içine girerse, öbür taraftan büyük tepkiler doğar. Bu çocuk ve gençler arasında kin ve nefretin yaygınlaştırmanın kanallarını açar. İleriki yıllarda hiç beklemediğimiz  büyük olaylara yol açacak bir ortam hazırmış oluruz. Bunu önüne geçmenin yolu şavaşı, kini, haksızlığı birlikte red etmek ve  aynı ortamda yaşayan insanların birinin öbürünü sevmesine, yardımlaşmasına teşvik edecek ortamı hazırlamak ve gençleri ortak ilgi alanları içinde birleştirmek ve kaynaştırmak gerekir. Bu bir misyonluk değildir. İnsani bir görev ve bir zorunluluktur. Gelecek nesillere güzel ve barış içinde yaşamalarını sağlayacak bir ortam, bir dünya yaratmak bizim görevimiz olmalı. Kendimizi bu alanda sorumlu görmek zorundayız diye  düşünüyorum.

 

   13.03.03

 

 

 

 

 

 

 

 

  

 

                                                                                 E-mail: Molla Demirel@gmx.de

     Makaleler

            Über mich     Gedichte     Erzählungen    Artikel                      Bilder        

            Biografim        Şiirler       Öyküler           Makele / deneme    Resim / fotoğraflar

 Deutsch        Türkisch