Türkiye
halkı meydanlara dökülerek Tayyip Erdoğan-Abdullah
Gül hükümeti'nin ülkeyi Amerika'nın şavaş
üssü haline getirmesini önlemelidir. Bugün Türkiyenin
çıkarları barışta ve bu savaşın
engellenmesinde yatmaktadır. Bu sağlanmadan Türkiye
ne ekonomik krizden kurtulabilir, ne demokratikleşme
yolunda sağlıklı bir adım atabilir, ne
de AB ilişkileri başta olmak üzere uluslararası
aranada sağlıklı bir ilişki yürütebilir
ve laik olduğu yere gelebilir.
Öyle
anlaşılıyor ki Türkiye halkı halen bu
Irak savaşında büyük zarar göreceğini ve
binlerce evladının hayatına mal olacağını
kavramış değil. 1. Körfez Savaşı
45 bin insanımızın canına mal oldu. Bu
yüz binleri alacak. Bu durum bir aydın olarak beni
sadece üzmüyor, bana acı veriyor. Ayrıca benim
doğduğum Akçadağ Kürecik'te bulunan
Amerikan Radar Üssü ve Akçadağ Nato Askeri
Havalimanının bugün komşu ve kardeş
Irak halkının köleleştirilmesi için
Amerikanın kullanmasına açılması
bana daha çok acı veriyor. 1960'ların ortasında
Radar ve Havalimanının yapılmasına
karşı çıkanların yanında yer aldım.
O
tarihte 1. Paylaşım savaşında Türkiye'nin
kendi mandası olmasını isteyen Amerikanın
adım adım bunu başarmaya çalıştığını
ve asıl amacının tüm Ortadoğuyu
şemsiyesi altına almak olduğunu
savunuyorduk. Keşke yanılmış olsaydık.
Amerika
Libya devlet başkanı Kaddafi'nin evini bombaladığında
bir çok ekonomi ve polika uzmanı, bilgini Amerika
Petrol savaşını başlattığını
savundu. O zaman da Amarika'nın tek amacı
Petrol değil Ortadoğunun haritasını
değiştirmek istiyor demiştim. O gün
Amerika Trablusgarpı bombaladığında
şu dizelerle çağrıda bulunmuştum.
Duymadınız mı ey Akdeniz halkları /
Bombalarını ateşledi Amerikalı Kanser
Hastası kovboy / Ölüm yağdırıyor
Libya göklerine.../ Zincire vurmak istiyor bu kara belalı
bulut / Bu canavar / Bu zalim / Zincire vurmak istiyor
mazlum halkları / Bu gün Libyada kan içiyor /
Yarın İran, Suriye / belkide bir gün Anadolu
diye homurdanacak / İşte zincir sesleri duymuyor
musun / İnlemeler, çığlıklar, acılar
/ Yenik yaşamın sessizliğine haykırıyor
/ Kovboyun pençesinde.../ Uyanın Akdeniz halkları
uyanın / Ey deniz kapa kapılarını savaş
güçlerine / Akdeniz yut 6. Filoyu / Yut boğ onu...
O
gün de söyledik, bugün tekrarlıyoruz Amerika varlığını
silah satışı üzerinde sürdürüyor. Savaşlar
yaratmadan yaşayamaz. Bu nedenle tek hedefi petrol değil.
Ortadoğu'yu yeniden yapılandırmak istiyor.
Yani
haritaları değiştirmek istiyor. Girdiği
hiç bir yerde kolay kolay çıkmaz. İşte Güney
Afrika ülkeleri, Latin Amerika ülkeleri ve en son
Afganistan'ın durumu gözle görünen örneklerdir.
Amerika sadece Irak halkını değil, tüm
Ortadoğu halklarını mahkum etmek istiyor.
3. Bir dünya paylaşım savaşından söz
etmek istemiyorum zaten Doğu bloku yıkıldığından
beri adım adım dünya haritası değiştiriliyor.
Yani 3. dünya savaşı sürüyor.
Sonuç
olarak bu savaşa karşı çıkmak insanlık
görevidir. Burada Saddam Hüseyinin haklı bir yanını
olduğunu söylemek istemiyorum. Elbette onun Halepçe'de
kimyasal gazlarla katl ettiği binlerce insanı
unutmak mümkün değil. Ancak bu savaş Sadam Hüseyin
ile G. W. Busch arasındaki iki kişinin düellosu
değil. Ortadoğu halklarının köleleştirilmesine
yöneliktir. Özellikle de en büyük zarara uğrayacak
ve acıyı çekecek olan Türkiye'dir. Irak'ta
kimler yaşıyor? Araplar, Türkler, Kürtler.
Bizim ülkemizin nüfusu da aynı etnik kökenli
insanlardan oluşuyor. Bu insanlar, Amerikanın
egemenliği ve çıkarları için birbirini öldürecek.
Toprakları, doğasını yok edilmesine
katılacak. Bu durum düşünebilen insana inanılmaz
bir acı verir.
Sonuç
olarak savaş ölümdür. Bu savaşı
engellemek için dünyanın her yerinde sokaklara dökülmeli.
Gençlerin, kadınların, çocukların kısacası
insanların öldürülmediği, sömürülmediği
barışçıl bir dünya istemek için
sokaklara dökülüp omuz omuza yürümek bugün insani
bir zorunluluktur...