Satrtsite / Anasayfa       Künstlerhaus / Sanatçılar Evi-Göynük   Künstlerhoff / Sanatçılar Köyü Adresan

  Yazar Hakkında

Söylenenler

   Biografie     Gedichte     Erzählungen      Artikel                     Bilder       

    Yaşam         Şiirler          Öyküler          Makele/deneme    Resim /Fotoğraflar  

 Deutsch        Türkisch      

 

 

        İçerik:   

 

   

Yaşam Öyküsü

Elif ve Yunusbaliklari Üzerine

Yazarlarımız Derslikte
Dilimiz Kimligımizdir

Bir Gizin Tazelenmesi

Doğa Sevgisi ve Barış tutkusu

Bir Harcai Menekşe

Barışa adanan bir Yaşam

Günün Gülüşü

Düşsel Çığlık

Söylenecek Laf mı

Savaş Karşıtı

Gizli Bir Sevda Üzerine

Ders Kitaplarında

Bir Kültürler Bahçesidir

Kim Ne Söyledi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 Molla Demirel’in Edebiyat ve Şiiri Üzerine:

Portakal Çiçekleri veya Bir Gizin Tazelenmesi

 

Sözcüklerin perdesini aralasak, manzaralara bakmayı sever misiniz? 

Otuz yıla yakın bir zamandır Almanya'da sürgünde yaşayan Türkiyeli bir Kürt yazar, pedagog, fotoğrafçı olan Molla Demirel  kendi bireysel yaşamı ve ruh dünyasının dışında şiirleriyle okuyucuya yeni bir bakış açısı veriyor. Gerçi "Koparıldım Toprağımdan" adlı şiirinde 'savruldum yaban ellere' diyor. Ancak burada toplumsal iş göçten söz ediyor.

Bu topraklarda her yanı sis perdesiyle örtülü bir sürgün yaşamı içindeyken öbür tarafta Akdeniz sahillerinin anıları ile kendisini teselli ediyor. Olay o kadar basit değil... Neden Molla Demirel'in ilgi alanı olan sevgi sözcüğünden kaçınıyoruz? Yazar sevdayı insanın özüne ait birşey olarak görür. Kim insanı irdelerse mutlaka ondan ve içinde bulunduğu ortamdan  olumsuzluklar saptayacak ve şikayetleri olacaktır. Yazar, okuyucuyu irdelediği insanların yaşadığı yalnızlıklarla, ayrılıklarla karşı karşıya getiriyor. Çekilen sıkıntılara evet ama kendini üzüntünün kucağına bırakmamak şartıyla. Acılara evet ancak sızlanmanın olmadığı bir tonla. Çünkü yaşananları saran mutluluğun bir açık ve belirgin tonu var. Böylece M. Demirel'in şiirndeki mutluluğa olan özlem; okuyucunun ufkunu açarak süsler. Bu durum şaşırtıcı gibi gelir insana. Zaten sanatçının başarısı bundan kaynaklanıyor, okuyucuyu yaşanan bir dünya içine çekiyor.

Onun içine girdiği an kişi kendisini mutluluğun sardığı bir oyunun içinde buluyor. Olumsuzluklardan kurtulmanın verdiği şansın tadını  içine sindirerek yaşıyor.

Bütün bunlara rağmen  sanatçının çaılşmasında daha belirgin olanı  dostluk, naziklik, özgürlük, halkların kardeşliği en önemli büyük konular olarak karşımıza çıkıyor ve yerini alıyor.

Sevda şiirlerinde umutsuzluk sürüyor mu? Kesinlikle hayır. İnsanı ve yaşamı  kim irdelerse elbette ki olaylar karşısında şaşkın kalınacağını da öğrenecektir. Yazarın toplumdan  beklentileri çok mu  büyük: dostça bir gülüş, bir öpücük' Günümüzde bizi bu  kadar şaşırtan yazara bir göz attığımızda hep doğa ve toplumsal olaylarla iç içe görüyoruz onu.

Mavi deniz, yeşil dağlar. Kırmızı gül, güzel kokulu karanfil, bir sesiz partakal bahçesi, aydınlığı dolunay'ın. Bize yansıyan binlerce doğa ve insan tablosu yazarın dilinden canlanarak karşımıza çıkıyor ve bizi kendi içine çekiyor. Sanatçı bir Sihirbaz sanki diye düşünüyorsunuz: En son ne zaman elinizde bir gül vardı? Onu birine hediye mi ettiniz?

Elbette ki bu bir çiçekçiden sipariş ettiğiniz güllerden değil. Burada siz kendi kendinizi aramaya başlıyorunuz. Otoban'ın nadasa bırakılmış yanlarında veya  sabahın erkeninde bir tepede. Belki yanmış toprakta bomba parçalarından başka bir tek gül bile bulamayacaksınız.

‘Süslü  bir demokraside' ancak bu kadar olabilir. Şansınız varsa bir Dolunaylı gecede 'denizlerin üzüntüsü'ne şair ile birlikte  ağlarsınız.
Molla Demirel güzel şiirleriyle büyük bir geleneği olan Modern Türk Şiiri’ne uyum sağlıyor. Renge renk, şaşırtıcı tablolarla, insanı kendinden geçiren bir dil ile okuyucunun karşısına çıkıyor.  Ancak dil  folkloristik basitlikten oldukça uzak, sade ve etkileyicidir. İnsanın çektiği acıları, sorunları, umutlarını ve direnişini bir tabloda ustaca işlemiş. 

Büyük Şair Nazım Hikmet'in işlediği konulardan biri ' insan Manzaraları'ydı. 

M. Demirel de günümüzde yaşanan insan manzaralarını bize sunuyor.  

"Arılar ve Karıncalar." adlı şiirinde yaşlı bir bayanın kız çocuklarıyla nasıl yakacak odun taşıdığını ve öbür yanda nasıl varlıklıların yaşadığını bir resim tablosu gibi gözlerimizin önüne seriyor. Okuyucunun tüm insani duygularını ayaklandırıyor.

Bu eserde bunun gibi uzun şiirler yanında 'Çiçekçi Kız"  gibi oldukça kısa ve çarpıcı potreler de yer alıyor. İnsanı işlerken hiç bir an şiir dilini, duygusunu, imgeyi gözardı etmiyor."Akış" adlı  kısacık şiirinde Şöyle der:

“Gizemi  kalmadı artık

Denizdeki dağın

Yıldızın ve Toprağın.’’

Böylece hepsi didik didik incelenmiştir. Hepsi biliniyor. Ancak gök yüzündeki ay  ve yıldızlar her şeyden daha fazla didiklenmiştir. Bir  bakışında koca bir teleskopta yer alandan daha fazlası görülür. Uyduların sinyallerinden oluşan resimlerden daha  büyük ve derinlenmesine olayların gelişim sunulur insanlığa.

Yazara göre bu 21. yüzyılda yıldızlar sadece sevenler için parlayacak ve onların göz yaşları ile umutsuzların, yalnızların gözyaşları birbirine karışacaktır. Hiç bir bilim ve resim tablosu bu kadar güzel yer gök ve insanı bütünleştiren manzaraları göz önüne sergilemiyor.

"Sabah Yeli" adlı şirde şöyle seslenir.

 "Sabah yeli ile tıkırdatır bir dal

  Çatımızı

  Aydınlanır dünya"

Dünyamızın gizinin büyük bir kısmı böylece aydınlanmıştır. Ancak Molla Demirel'in işlediği konularda her giz yeni bir anlam ve yeni görevler yükler:

    “Ah, ben ekili bir tarlayı düşlüyorum

    Yıldızlardan

    Neden umutsuzluk ve boyun eğme" der.

‘’Kentteki Yalnızlık" adlı şiirinde.  Bu şiirde olduğu gibi bütün şiirlerindaki imgeler giz ve duygu yüküyle kalmıyor. İnsanı umut ve çaresizlikler karşısında direniş için yüreklendiriyor.  Şimdiye değin şiirlerinden söz etmediğim asıl gücü ve başarısı sevginin oluşumuna olan bakışındadır. Hemen hemen her şiirinde sevdanın yeni bir gizine rastlanır.

"Portakal çiçekleri altında  /

Duyum olmaz sevdadan" der "Zaman" adlı şiirinde.

Kısacası bu eserinin bütününe bir Sevda sözlüğü diyebiliriz.

Sonuç olarak bu yapıt gerçekten her yerde, evde, tatilde, iş yerinde, piknikte, 

Ceza evinde veya Hastahanede okunması gereken güzel bir eser.

Sizin Türkiye Akdeniz'inde Seyahat etmenize yardımcı olur. Belki Lirik ve imge yüklü bu eser Türkçe öğrenmenize neden olur veya bir dostunuzdan bu şiirleri Türkçe melodisiyle de dinlemeyi  yeğlersiniz.

 

   

Aralık 2000

Alfons Huckebrink)

 

Yaprak Yaprak Şiirler / Blatt für Blaltt Gedichte

Verlag anadolu, .D- Hückelhoven,  Februar 2001

 

 

  <-------- İleri ---------->

 

 

------------->  Geriye Dönüş ---------->

 

 

  

 

                                                                                                 E-mail: MollaDemirel@gmx.de 

                 Biografi

       Biografie     Gedichte     Erzählungen     Artikel                      Bilder       

       Yaşam        Şiirler          Öyküler          Makele / deneme    Resim / fotoğraflar

 Deutsch        Türkisch