Satrtsite / Anasayfa       Künstlerhaus / Sanatçılar Evi-Göynük   Künstlerhoff / Sanatçılar Köyü Adresan

        Yazar Hakkında

           Söylenenler

               Biografie     Gedichte     Erzählungen      Artikel                     Bilder      

                 Yaşam        Şiirler           Öyküler         Makele/deneme      Resim /Fotoğraflar

 Deutsch        Türkisch      

 

 

        İçerik:   

 

Yaşam Öyküsü   

Çocuk Masallarıyla Türkiye

Yazarlarımız Derslikte

Elif ve Yunusbaliklari Üzerine

Yazar Hakkında Kim Ne Söyledi

Bir Hecai Menkşe  

Doğa Sevgisi ve Barış Tutkusu 

Bir Gizin Tazelenmesi

Savaş Karşıtı 

Günün Gülüşü

Düşsel Çığlık

 Dilimiz Kimligımizdir

Barışa adanan bir Yaşam

Söylenecek Laf mı

Gizli Bir Sevda Üzerine

Ders Kitaplarında

Bir Kültürler Bahçesidir

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Molla Demirel’in Edebiyat ve Şiiri Üzerine:

  

Bir Hercai Menekşe  

 

Molla'yı ilkin Şair olarak değil, molla olarak tanıdım. Öyle bir molla ki, sanki ,,Ağır ol, molla desinler" läfını ömründe işitmemiş! Bir kaldırımdan bir kaldırıma seyirtiyor, bir daldan bir dala atlıyor. Öğretmen, sosyal danışman, turizmci, radyo yaymcısı, fotoğrafçı.. Bu kitabıyla önüme dikilene dek bilmediğim son marifeti de şiir... Tek bir işte yoğunlaşmanın başarıda şart olduğu söylenir ya, o, bizim kıpır kıpır Molla’ya göre değil... Coşkunun, heyecanm derinleşmeyi nasıl solladığını, aşkın meşki nasıl çalımladığını onu tanıdıkça daha iyi anlıyorsunuz. Hercai belki ama, bağı, bahçeyi abäd eden bir hercai menekşe..

  

Mayıs 1994

Can Yücel

Sevdanın Rengi, Toplum yayınları , Ankara  1995

 

 ::::::::::::::::::::::       :::::::::::::::::::::::::

 

 söylenecek laf mı düşer bize.

 

Molla Demirel.... Yalnızlık .... Acaba, her zaman insanın tam anlamı ile „Yalnız kalışı“mı demektir? Sanmıyorum....Örneğin benim, „çok kalbalık yalnızlıklarım“ vardır... Yalnızlık bin çeşit yalnızlığı toplar gelir, çöreklenir başıma. Şu deyişin ne kadar güzel:

„Işık gibi pencereden / Süzül odama al ısıt beni / Yetmez mi bu çile bu acı / Al bilminle donat beni...“

gördün mü...Süzülüp pencereden ışık gibi... Bu gelen kalabalık bir yalnızlıktır....

Molla Demirel  „Güneşim“ ve „Ben“ şiirlerinde her zaman ki gibi güzel şiirler... şiirin rengini ni bulmuşsun kutlarım. Hele „Gül açan bahçede Yunus çile doldurunca, ekili bahçede sarı başak sultan“ boy verince, artık söylenecek laf mı düşer bize.

Yunusça „Ben yürürüm yane, yane. Aşk boyadı beni kane“ demek yetmez mi?

 

Günaydın Gazetesi 

12 Mayıs 1981 

Nedret Selçuker

   

::::::::::::::::::::::       :::::::::::::::::::::::::

 

Barış Tutkusu

       Fakir Baykurt

 

Molla'nın şiirleri gibi konuşmalarma da doğa sevgisi, barış tutkusu eğemendir. Şakır gibi insanın insanla kardeşliğini söyler. Yurt özleminden sürekli yandığı için de bakarsınız sözcüklerle insanın yüreğine değen çığlıklar atar.

0 benim gibi ,,sevi" demez, ,,aşk" der. Ona göre aşk‚ “Yüreğin ilk görüşte duygulanması“dır Dikkat ederim, göz degil, yürektir onda gören. Ona göre aşk, „Ölçülü konışmaktır sevgilinin yanında.” hem de,.,,Halkin neferi olmak“ tır. Onun ‚kalemi’ boyasını ,,Sevgilinin gözlerinden alır.“ Sonra da ,,Bırak diyelerınde sözcük olayım" der sevgiliye. / Onun mercan ışıltılı şiir1erini sanırım sizler de seveceksiniz. Bakın şuracığa kısa bir parca alayım görün:.

Evlerimiz göz göze

Aramızdaki yol on metre

 

Yüreğimde açan

Bin bezay karanfıl

Benden sana uzanan

Güneşli on yıl

Sıcaklığın beni ısıtan bu gece

 

Yıldızların altında

Duruyoruz göz göze

.... Kısacası Molla Demirel şu dünyadaki şair kardeşlerimden biridir.“

 

Eylül 1994

 

  Sevdanın Rengi   , Toplum yayınları , Ankara  1995

 

  ::::::::::::::::::::::       :::::::::::::::::::::::::

 

 

   Anadoluda oluşan çok çiçekli bir kültürbeçesi

 

Bu başlık Molla Demirel in ”Çok kültürlülük” yazısından bir alıntıdır. Her yıl Antalya’ya gelişinde onun şiirlerinden bir demet seçki yapar TRT kanalıyla dinleyicilerimize sunarız. Anadoluda yaşayan uygarlıkları anlatmakla kalmaz. Halen 40 dan faz konuşulan dilleri, yaşanan kültürleri öylesine güzel bir harmanlar ki ustalığına saşmamak elden değildir. Halkların sevdasını, inceliklerini, beklentilerini

kısacası günümüzdeki yaşantıları ele alır. Günmüzde halk dilinde, halk türkülerinden en iyi yararlanan şairlerimizden biridir. 

Bu nedenle Molla’nın şiir ve düz yazılarını okuduğumuzda hepsinde anlaşılır bir dil ve usta bir kurguya sahip olduğu hemen anlaşılır. Özellikle her dizeye birden fazla anlam yüklediğini görürüz. Bu çok anlamlılk hem imgeyi güçlendiriyor. Hem şiirde ki zarifliği, inceliğ  ve şiire verilen emeği ortaya koyuyor. Onun şiirindeki gerçekçilik duygusu o kadar güçlü ki onun bu gücüne toplumların çok kültürlülük anlayışıyla yaklaşmayan hiç bir şaiirde rastlamak mümkün değildir. Sevda, kavga doğa ve barış onun şiirinin temel öğeleridir. 

Bu nedenle ben de Molla Demirel’in Şiir kitaplarını okuduğumda onları “Anadolu kültürlerinin oluşturduğu güzel bir şiir bahçesi” olarak adlandırdım.Sonuç olarak  toplumcu bir şair olan Molla’yı ve şiir anlayışını çok kültürlü bir yazın adamının, bir şairin edebiyata bakışı ile ele almadan değerlendirmek mümkün değildir.

 

 18 Ağustos 200 TRT / Antalya

Nuri Erkal

 

  ::::::::::::::::::::::       :::::::::::::::::::::::::

 

Günün GüIüşü (*)

Güngör Gencay

 

“Davulun tokmağını berk vuruyor yüreğim" diy'en Demirel'in şiirini, Fakirt Baykurt: ,,Molla'nın şiirleri gibi konuşmalarına da doğa sevgisi, barış tutkusu egemendir. Şakır gibi insanın insanla kardeşliğini söyler. Yurt özleminden sürekli yandığı için de bakarsınız sözcüklerle insanın yüreğine değen çığlıklar atar..." diyerek tanıtıyor. Hani, ,,Semaha Duralım"  şiirinin:

,,...Can veren şu toprağı ekmek gerek /

Üretene hakkını vermek gerek

Hak uğrunda meydana çıkmak gerek /

Molla Can gel biz semaha duralım"

diyen son bölümünü okuyunca Fakir Baykurt'a hak vermemek elden gelmiyor. ,,Semaha Duralım" şiiri, ayni zamanda şairin halk ağzını kullanarak kurduğu şiirlere de örnek oluşturuyor.

Yurtdışında sürekli yaşayan sanatçılar, zaman içinde ülkelerine ilişkin güncel olaylara karşı duyarsızlaşıyorlar. Bir çoğunda da, ulkesinin sanatsal mirasından bir kopuş gözleniyor. Böyle bir olgu sonucunda sanatçıyı besleyen anadamarlardan biri körelmiş ya da tükenmiş oluyor. Bu olgu, sokaktaki adarn için fazla bir anlam taşımasa da, sanatçının böylesi bir zenginlikten yoksun kalmasının sonucu hemen üretiminde beliriveriyor Ama:

Saplanmış  yüreğime 37 bıçak /

Alevlerden kanat açmış  karanfiller

Otuz yedi karanfil kanat açmış ateşte /

İçlerinde sararmış  bir yaprak / o ben miyim?"

diyen MoIla Demirel, ülkesindeki gerçekle içiçe. Ülkesindeki yanan insanlarla birlikte, onun yüreği de yanıyor. Mutluluğu onu da mutlu ediyor. Duygu ve düşünceleri, ayni kökten beslendiği için hayata hep olumlu, hep umutlu, hep mücadeleci bir tavırla bakıyor. Başka bir deyişle, gündelik yaşamın acısını da, Sivas Katliamının acısını da, emekçinin mücadeleci gücünü de içinde taşıyor. Onun için de:

,,Acıdan / Dirençten / Umuttan var olan insan

Ayaklan gecenin koynunda / Dünya yzıldızlarla kuşanacak"

diye seslenebiliyor.

Açık ve yalın bir dille şiirlerini örgüleyen Mol la Demirel, şiirleriyle. yaşamının da resmini çizer gibidir.

Yüreği, dizelerinde vurur onun. kim zaman bir davulun tok sesiyle, kimi zarnan da parmakların piyano tuşlarında yükselttiği titizlikte duyarsınız şiirlerini. Gösteriş ve abartı telaşına düşmeden.

 

_____________________________________________

(~) Günün Gülüşü : Şiirler yazan :  Molla Demirel

Kedi Şiir Kitaplığı, 1998,  Antalya

 

Aykırı Sanat Dergisi,  Eylül. Ekim 1999.- 19

 

::::::::::::::::::::::       :::::::::::::::::::::::::

 

Portakal Çiçekleri veya Bir Gizin Tazelenmesi

Alfons Huckebrink

 

Molla Demirel güzel şiirleriyle büyük bir geleneği olan modern Türk Şiiri’ne uyum sağlıyor. Renge renk, şaşırtıcı tablolarla, insanı kendinden geçiren bir dil ile okuyucunun karşısına çıkıyor.  Ancak dil  folkloristik basitlikten oldukça uzak, sade ve etkileyicidir. İnsanın çektiği acıları, sorunları, umutlarını ve direnişini bir tabloda ustaca işlemiş. 

Büyük Şair Nazım Hikmet'in işlediği konulardan biri 'İnsan Manzaraları'ydı. M. Demirel de günümüzde yaşanan insan manzaralarını bize sunuyor.  "Arılar ve Karıncalar." adlı şiirinde yaşlı bir bayanın kız çocuklarıyla nasıl yakacak odun taşıdığını ve öbür yanda nasıl varlıklıların yaşadığını bir resim tablosu gibi gözlerimizin önüne seriyor. Okuyucunun tüm insani duygularını ayaklandırıyor.

Aralık 2000

Alfons Huckebrink)

 

Yaprak Yaprak Şiirler / Blatt für Blaltt Gedichte

Verlag anadolu, .D- Hückelhoven,  Februar 2001

 

::::::::::::::::::::::       :::::::::::::::::::::::::

 

Bu  Yukarda okuduğunuz kısa paragraflar  Molla Demirel'in  çalışmaları üzerine yazılan 

yazılardan sadece kıs bir kaç kısa alıntıdır..  

:::::::::::::::::::::       :::::::::::::::::::::::::   

 Molla Demirel’in Siiri Şavaşa Karşıdır

 

„Kaleminde kurumuş boya sanki / Dudaklarimdan akmıyor sözcükler“  Bu dizeler Molla Demirel’in  ‚Ayrılık Acısı“ adlı şiirinden bir alıntıdır.  Bu dizeler  konuşma sanatının  bütün kaderini belirliyor.

 

 Bu söylemle insan   şair  Hoffmann Sthals ‚In  Chandos’ Mektubunu anımsıyoruz O ‚ “Ağızda  dökülen kelimeler birer çürümüş mantar“ diyor.

Molla Demırele’in ondan farkı  çalışmalarında bir yazarın  özlemlerini ve  farklı kültürler içinde yaşanan farklılıkları çelişkileri ve bireyin iç parçalanmışlığını  bir bütün içinde  okuyucuya sunmuş olmasındandır...

Bu özelliği „Ben Vatanımdan Koparıldım“ adlı şiiri açıkça kanıtlıyor. Bu şiirdeki“ savruldum yad ellere“ bir bütünün ana direği durumda.  Bir Göçmen olarak yıllarca doğum yerinden farklı bir kültür içinde yaşamanın acılarının ana kaynağını de bu dizeler veriyor. Çalışmalarının akışı sadece bize yüksek kaliteli bir dil ve  Poetenin reflekslerini olumluluk ve olabilirlik ve olması mümkün olmayan şeylerin bazından  ele elmenın ötesinde  özellikle  yaşanabilirliğie yükselterek orada  okuyucunun kendi kendisine sorular sormasıyla  başbaşa bırakıyor. Böyle  okuyucu da acı ayrılıkların, birikimlerini içine çekiliyor. „ Söyle yüreğim  / Ne kadar giderir mektup / Ayrılık özlemini“  Bu soruyla yazer sesiz duran beyaz  kağıttan okuyucuzu alarak yaşamın ortasına çekiyor.

 

 Molla Demirel’in şiir çalışmalarında özlemin bir kaç sıfatı var. Oldukça  bir çok dizede  okuyucu kendini yazarın yerine koymak durununda kalıyor. Kelimeler farklı tonda resimlere dönüşerek beyninde, gözünün önünde dolaşıyor. Bir çok dizede acılar sanki bir mektup gibi insanın eline gözüne  tutuşturan bir duygu yaşatıyor.  Bir çok yerde sorunları anlatışı, nefes kesmekle kalmıyor kelimeleri şiirde nesıl yeri yerine kulanmanın ustalığını da  ortay koyuyor.   Okuyucunun nabzını sürekli elinde tutuyor. „Bırakın Beni / Bırakın Bizi / Fırtınaların yüreğinden / Alalım sözü“

Uzaklaşan gün adlı  Şiirde alınan bu dizeler  bile  insan benliğini, insan öfke ve duygularaını  bir volkan gibi kabarmasını sağladığını ortaya koyuyor.

 

Burada  dil’in merkezi yüreğin kendisidir. Bu durunda sözcüklerin artık gücü hiç bir şey anlatmaya yetmez. Burada dil’in özgürce kulanımda Molla Demirel’in bir çok konuya nasıl ironik olarak yaklastığını ve bu ironoyi ne kadar başarı ile kulandığını da  göstermeketedir.

Ancak her zaman onun zakasını özlem bırakmaz bu gerek özgürlüğü eşitliği  içeren konularda olsun gerekse sevi şiirlerinde olsun daima barış ve dostluk özlemi vardır: “Arama beni adli şiirde şöyle seslenir Dostlarına Sevgiliye: „Görülmemiş düşte / yazılmamış şiirde değil / Yüreğinde ara beni/ „Dikkat ediyorsanız gene burada da gözle değil ancak yürekte bulunurluğu vurguluyor. Göz güzelliği yerine yürek güzelliğini koymuş oluyor.

Saiirinde ki özlemi arayışı, evrensel kriterler içinde görünse bile ilk etapta incelendiğinde şiirsel Romantizmin içten içe oldukça hakim olduğunu da görürüz. Bu nedenle Romantık Şairler içindede değerlendirilmesine şaşmamak gerek. Ondan doğa ve toplumsal olaylar iç içedir. Buna en güzel örnek sözcüksüz konuşmak adlı şiirdir.

Molla Demirellin hemen hemen her üç şiirin ikisinde savaş karşıtıi olduğu dizeler yer alır ve çocuklara şu dizelerle seslenir:

“Aman çocuklar girin  kol kola / Savaş gemileri dolaşmasın sularımızda /

Geçmesin panzerler dağlarımızdan…”  ve  “Benım Işım” başlıklı şiirinden yer alan  bu dizeler bakalım:

“Günışığı kıracak zincirleri / kurşun üretmeyecek / Gül yetiştirecek insanlar”   bu dizeler bile şaiirin özellikle  şavaş karşıtı olmayı kendi kişiliği ile özleştirtdiğini ortaya koymaktadadır. Onun sürekli aradığı barış ve dostluk sevgisidir. Toplumsal mutluluğun baış ortamında olduğu kanısındadır…

 

Alman Dili Uzmanı

Christina Schössler.

 

 

__________________-

Bu  yukarda okuduğunuz kısa paragraflar  Molla Demirel'in  çalışmaları üzerine yazılan yazılardan sadece kıs bir kaç kısa alıntıdır.. 

 

_<-------- İleri ---------->

 

 

------------->  Geriye Dönüş

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  

 

                                                                             E-mail: MollaDemirel@gmx.de 

                      Biografi

        Biografie    Gedichte     Erzählungen    Artikel                      Bilder        

        Yaşam        Şiirler          Öyküler           Makele / deneme    Resim / fotoğraflar

 Deutsch        Türkisch