|
Molla
Demirelin Edebiyat ve Şiiri Üzerine:
Bir Hercai Menekşe
Molla'yı
ilkin Şair olarak değil, molla olarak tanıdım.
Öyle bir molla ki, sanki ,,Ağır ol, molla
desinler" läfını ömründe işitmemiş!
Bir kaldırımdan bir kaldırıma seyirtiyor,
bir daldan bir dala atlıyor. Öğretmen, sosyal danışman,
turizmci, radyo yaymcısı, fotoğrafçı..
Bu kitabıyla önüme dikilene dek bilmediğim son
marifeti de şiir... Tek bir işte yoğunlaşmanın
başarıda şart olduğu söylenir ya, o,
bizim kıpır kıpır Mollaya göre değil...
Coşkunun, heyecanm derinleşmeyi nasıl solladığını,
aşkın meşki nasıl çalımladığını
onu tanıdıkça daha iyi anlıyorsunuz. Hercai
belki ama, bağı, bahçeyi abäd eden bir hercai
menekşe..
Mayıs
1994
Can Yücel
Sevdanın
Rengi, Toplum yayınları , Ankara
1995
::::::::::::::::::::::
♫ :::::::::::::::::::::::::
söylenecek
laf mı düşer bize.
Molla
Demirel.... Yalnızlık .... Acaba, her zaman insanın
tam anlamı ile Yalnız kalışımı
demektir? Sanmıyorum....Örneğin benim, çok
kalbalık yalnızlıklarım vardır...
Yalnızlık bin çeşit yalnızlığı
toplar gelir, çöreklenir başıma. Şu deyişin
ne kadar güzel:
Işık
gibi pencereden / Süzül odama al ısıt beni /
Yetmez mi bu çile bu acı / Al bilminle donat beni...
gördün
mü...Süzülüp pencereden ışık gibi... Bu
gelen kalabalık bir yalnızlıktır....
Molla
Demirel Güneşim
ve Ben şiirlerinde her zaman ki gibi güzel
şiirler... şiirin rengini ni bulmuşsun kutlarım.
Hele Gül açan bahçede Yunus çile doldurunca, ekili
bahçede sarı başak sultan boy verince, artık
söylenecek laf mı düşer bize.
Yunusça
Ben yürürüm yane, yane. Aşk boyadı
beni kane demek yetmez mi?
Günaydın
Gazetesi
12
Mayıs 1981
Nedret
Selçuker
::::::::::::::::::::::
♫ :::::::::::::::::::::::::
Barış
Tutkusu
Fakir Baykurt
Molla'nın
şiirleri gibi konuşmalarma da doğa sevgisi,
barış tutkusu eğemendir. Şakır gibi
insanın insanla kardeşliğini söyler. Yurt özleminden
sürekli yandığı için de bakarsınız
sözcüklerle insanın yüreğine değen çığlıklar
atar.
0
benim gibi ,,sevi" demez, ,,aşk"
der. Ona göre aşk Yüreğin ilk görüşte
duygulanmasıdır Dikkat ederim, göz
degil, yürektir onda gören. Ona göre aşk, Ölçülü
konışmaktır sevgilinin yanında.
hem de,.,,Halkin neferi olmak tır.
Onun kalemi boyasını ,,Sevgilinin gözlerinden
alır. Sonra
da ,,Bırak diyelerınde sözcük olayım"
der sevgiliye. / Onun mercan ışıltılı
şiir1erini sanırım sizler de seveceksiniz.
Bakın şuracığa kısa bir parca alayım
görün:.
Evlerimiz
göz göze
Aramızdaki
yol on metre
Yüreğimde
açan
Bin
bezay karanfıl
Benden
sana uzanan
Güneşli
on yıl
Sıcaklığın
beni ısıtan bu gece
Yıldızların
altında
Duruyoruz
göz göze
....
Kısacası Molla Demirel şu dünyadaki şair
kardeşlerimden biridir.
Eylül
1994
Sevdanın Rengi
, Toplum yayınları , Ankara
1995
♫::::::::::::::::::::::
♫ :::::::::::::::::::::::::
Anadoluda oluşan çok çiçekli bir kültürbeçesi
Bu
başlık Molla Demirel in Çok kültürlülük
yazısından bir alıntıdır. Her yıl
Antalyaya gelişinde onun şiirlerinden bir
demet seçki yapar TRT kanalıyla dinleyicilerimize
sunarız. Anadoluda yaşayan uygarlıkları
anlatmakla kalmaz. Halen 40 dan faz konuşulan dilleri,
yaşanan kültürleri öylesine güzel bir harmanlar ki
ustalığına saşmamak elden değildir.
Halkların sevdasını, inceliklerini,
beklentilerini
kısacası
günümüzdeki yaşantıları ele alır. Günmüzde
halk dilinde, halk türkülerinden en iyi yararlanan şairlerimizden
biridir.
Bu nedenle Mollanın şiir
ve düz yazılarını okuduğumuzda hepsinde
anlaşılır bir dil ve usta bir kurguya sahip
olduğu hemen anlaşılır. Özellikle her
dizeye birden fazla anlam yüklediğini görürüz. Bu
çok anlamlılk hem imgeyi güçlendiriyor. Hem şiirde
ki zarifliği, inceliğ
ve şiire verilen emeği ortaya koyuyor. Onun
şiirindeki gerçekçilik duygusu o kadar güçlü ki
onun bu gücüne toplumların çok kültürlülük anlayışıyla
yaklaşmayan hiç bir şaiirde rastlamak mümkün değildir.
Sevda, kavga doğa ve barış onun şiirinin
temel öğeleridir.
Bu
nedenle ben de Molla Demirelin Şiir kitaplarını
okuduğumda onları Anadolu kültürlerinin oluşturduğu
güzel bir şiir bahçesi olarak adlandırdım.Sonuç
olarak toplumcu
bir şair olan Mollayı ve şiir anlayışını
çok kültürlü bir yazın adamının, bir
şairin edebiyata bakışı ile ele almadan
değerlendirmek mümkün değildir.
18 Ağustos 200 TRT / Antalya
Nuri
Erkal
::::::::::::::::::::::
♫
:::::::::::::::::::::::::
Günün
GüIüşü (*)
Güngör
Gencay
Davulun
tokmağını berk vuruyor yüreğim"
diy'en Demirel'in şiirini, Fakirt Baykurt: ,,Molla'nın
şiirleri gibi konuşmalarına da doğa
sevgisi, barış tutkusu egemendir. Şakır
gibi insanın insanla kardeşliğini söyler.
Yurt özleminden sürekli yandığı için de
bakarsınız sözcüklerle insanın yüreğine
değen çığlıklar atar..." diyerek
tanıtıyor. Hani,
,,Semaha Duralım" şiirinin:
,,...Can
veren şu toprağı ekmek gerek /
Üretene
hakkını vermek gerek
Hak
uğrunda meydana çıkmak gerek /
Molla
Can gel biz semaha duralım"
diyen
son bölümünü okuyunca Fakir Baykurt'a hak vermemek elden
gelmiyor. ,,Semaha Duralım" şiiri,
ayni zamanda şairin halk ağzını
kullanarak kurduğu şiirlere de örnek oluşturuyor.
Yurtdışında
sürekli yaşayan sanatçılar, zaman içinde ülkelerine
ilişkin güncel olaylara karşı duyarsızlaşıyorlar.
Bir çoğunda da, ulkesinin sanatsal mirasından bir
kopuş gözleniyor. Böyle bir olgu sonucunda sanatçıyı
besleyen anadamarlardan biri körelmiş ya da tükenmiş
oluyor. Bu olgu, sokaktaki adarn için fazla bir
anlam taşımasa da, sanatçının böylesi
bir zenginlikten yoksun kalmasının sonucu hemen üretiminde
beliriveriyor Ama:
Saplanmış
yüreğime 37 bıçak /
Alevlerden
kanat açmış
karanfiller
Otuz
yedi karanfil kanat açmış ateşte /
İçlerinde
sararmış bir
yaprak / o
ben
miyim?"
diyen
MoIla Demirel, ülkesindeki gerçekle içiçe. Ülkesindeki
yanan insanlarla birlikte, onun yüreği de yanıyor.
Mutluluğu onu da mutlu ediyor. Duygu ve düşünceleri,
ayni kökten beslendiği için hayata hep olumlu, hep
umutlu, hep mücadeleci bir tavırla bakıyor. Başka
bir deyişle, gündelik yaşamın acısını
da, Sivas Katliamının acısını da,
emekçinin mücadeleci gücünü de içinde taşıyor.
Onun
için de:
,,Acıdan
/ Dirençten / Umuttan var olan insan
Ayaklan
gecenin koynunda / Dünya yzıldızlarla kuşanacak"
diye
seslenebiliyor.
Açık
ve yalın bir dille şiirlerini örgüleyen Mol la
Demirel, şiirleriyle. yaşamının da
resmini çizer gibidir.
Yüreği,
dizelerinde vurur onun. kim zaman bir davulun tok sesiyle,
kimi zarnan da parmakların piyano tuşlarında
yükselttiği titizlikte duyarsınız şiirlerini.
Gösteriş ve
abartı telaşına düşmeden.
_____________________________________________
(~)
Günün Gülüşü : Şiirler yazan :
Molla Demirel
Kedi
Şiir Kitaplığı, 1998,
Antalya
Aykırı
Sanat Dergisi, Eylül.
Ekim 1999.- 19
::::::::::::::::::::::
♫ :::::::::::::::::::::::::
Portakal
Çiçekleri veya Bir Gizin Tazelenmesi
Alfons Huckebrink
Molla Demirel güzel şiirleriyle
büyük bir geleneği olan modern Türk Şiirine
uyum sağlıyor. Renge renk, şaşırtıcı
tablolarla, insanı kendinden geçiren bir dil ile
okuyucunun karşısına çıkıyor. Ancak dil folkloristik
basitlikten oldukça uzak, sade ve etkileyicidir. İnsanın
çektiği acıları, sorunları, umutlarını
ve direnişini bir tabloda ustaca işlemiş.
Büyük Şair Nazım
Hikmet'in işlediği konulardan biri 'İnsan
Manzaraları'ydı. M. Demirel de günümüzde yaşanan
insan manzaralarını bize sunuyor.
"Arılar ve Karıncalar." adlı
şiirinde yaşlı bir bayanın kız çocuklarıyla
nasıl yakacak odun taşıdığını
ve öbür yanda nasıl varlıklıların yaşadığını
bir resim tablosu gibi gözlerimizin önüne seriyor.
Okuyucunun tüm insani duygularını ayaklandırıyor.
Aralık 2000
Alfons
Huckebrink)
Yaprak
Yaprak Şiirler / Blatt für Blaltt Gedichte
Verlag
anadolu, .D- Hückelhoven, Februar 2001
::::::::::::::::::::::
♫ :::::::::::::::::::::::::
Bu
Yukarda okuduğunuz kısa paragraflar Molla
Demirel'in
çalışmaları üzerine yazılan
yazılardan
sadece kıs bir kaç kısa alıntıdır..
:::::::::::::::::::::
♫
:::::::::::::::::::::::::
Bu
yukarda okuduğunuz kısa paragraflar Molla
Demirel'in çalışmaları
üzerine yazılan yazılardan sadece kıs bir kaç
kısa alıntıdır..
|