|
Molla Demirelin Edebiyat ve Şiiri
Üzerine:
Molla
Demirelin Siiri Şavaşa Karşıdır
Kaleminde
kurumuş
boya sanki / Dudaklarimdan akmıyor sözcükler
Bu dizeler Molla Demirelin
Ayrılık Acısı adlı
şiirinden bir alıntıdır.
Bu dizeler konuşma
sanatının bütün kaderini belirliyor.
Bu
söylemle insan şair Hoffmann
Sthals In Chandos
Mektubunu anımsıyoruz O Ağızda
dökülen kelimeler birer çürümüş mantar
diyor.
Molla
Demırelein ondan farkı
çalışmalarında bir yazarın
özlemlerini ve
farklı kültürler içinde yaşanan farklılıkları
çelişkileri ve bireyin iç parçalanmışlığını
bir bütün içinde okuyucuya sunmuş olmasındandır...
Bu
özelliği Ben Vatanımdan Koparıldım
adlı şiiri açıkça kanıtlıyor. Bu
şiirdeki savruldum yad ellere bir bütünün ana
direği durumda. Bir Göçmen olarak yıllarca doğum yerinden farklı
bir kültür içinde yaşamanın acılarının
ana kaynağını de bu dizeler veriyor. Çalışmalarının
akışı sadece bize yüksek kaliteli bir dil ve
Poetenin reflekslerini olumluluk ve olabilirlik ve
olması mümkün olmayan şeylerin bazından
ele elmenın ötesinde
özellikle yaşanabilirliğie
yükselterek orada okuyucunun
kendi kendisine sorular sormasıyla
başbaşa bırakıyor. Böyle
okuyucu da acı ayrılıkların,
birikimlerini içine çekiliyor. Söyle yüreğim
/ Ne kadar giderir mektup / Ayrılık özlemini Bu soruyla yazer sesiz duran beyaz kağıttan okuyucuzu alarak yaşamın ortasına
çekiyor.
Molla
Demirelin şiir çalışmalarında özlemin
bir kaç sıfatı var. Oldukça
bir çok dizede
okuyucu kendini yazarın yerine koymak durununda
kalıyor. Kelimeler farklı tonda resimlere dönüşerek
beyninde, gözünün önünde dolaşıyor. Bir
çok dizede acılar sanki bir mektup gibi insanın
eline gözüne tutuşturan bir duygu yaşatıyor.
Bir çok yerde sorunları anlatışı,
nefes kesmekle kalmıyor kelimeleri şiirde nesıl
yeri yerine kulanmanın ustalığını
da ortay koyuyor. Okuyucunun
nabzını sürekli elinde tutuyor. Bırakın
Beni / Bırakın Bizi / Fırtınaların
yüreğinden / Alalım sözü
Uzaklaşan
gün adlı Şiirde
alınan bu dizeler
bile insan
benliğini, insan öfke ve duygularaını bir volkan gibi kabarmasını sağladığını
ortaya koyuyor.
Burada dilin merkezi yüreğin kendisidir. Bu durunda sözcüklerin
artık gücü hiç bir şey anlatmaya yetmez. Burada
dilin özgürce kulanımda Molla Demirelin bir çok
konuya nasıl ironik olarak yaklastığını
ve bu ironoyi ne kadar başarı ile kulandığını
da göstermeketedir.
Ancak her
zaman onun zakasını özlem bırakmaz bu gerek
özgürlüğü eşitliği
içeren konularda olsun gerekse sevi şiirlerinde
olsun daima barış ve dostluk özlemi vardır:
Arama beni adli şiirde şöyle seslenir Dostlarına
Sevgiliye: Görülmemiş düşte / yazılmamış
şiirde değil / Yüreğinde ara beni/ Dikkat
ediyorsanız gene burada da gözle değil ancak yürekte
bulunurluğu vurguluyor. Göz güzelliği yerine yürek
güzelliğini koymuş oluyor.
Saiirinde
ki özlemi arayışı, evrensel kriterler içinde
görünse bile ilk etapta incelendiğinde şiirsel
Romantizmin içten içe oldukça hakim olduğunu da görürüz.
Bu nedenle Romantık Şairler içindede değerlendirilmesine
şaşmamak gerek. Ondan
doğa ve toplumsal olaylar iç içedir. Buna en güzel
örnek sözcüksüz konuşmak adlı şiirdir.
Molla Demirellin hemen hemen her üç şiirin ikisinde savaş karşıtıi
olduğu dizeler yer alır ve çocuklara şu
dizelerle seslenir:
Aman çocuklar girin kol
kola / Savaş gemileri dolaşmasın sularımızda
/
Geçmesin panzerler dağlarımızdan
ve Benım
Işım başlıklı şiirinden yer
alan bu dizeler
bakalım:
Günışığı kıracak zincirleri / kurşun
üretmeyecek / Gül yetiştirecek insanlar
bu dizeler bile şaiirin özellikle
şavaş karşıtı olmayı
kendi kişiliği ile özleştirtdiğini
ortaya koymaktadadır. Onun sürekli aradığı
barış ve dostluk sevgisidir. Toplumsal mutluluğun
baış ortamında olduğu kanısındadır
Alman Dili Uzmanı
Christina Schössler.
------------->
Geriye Dönüş
|