Anasayfa                 Startseite 

        Yazar Hakkında

           Söylenenler

              Biografie         Gedichte      Erzählungen     Artikel                      Bilder        

               Yaşamı           Şiirler         Öyküler          Makele / deneme    Resim / Fotoğraflar  

 Deutsch        Türkisch      

 

 

        Konular   

 

 

Yaşam Öyküsü

Bize Söylenecek Laf mı Düser

Bir Hecai Menkşe  

Doğa  Sevgisi ve Barış Tutkusu

Bir Gizin Tazelenmesi

Savaş Karşıtı

Günün Gülüşü

Düşsel Çığlık

Bir Kültür Bahçesi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlişki dosyası

Konuklar Defteri

 

 

 Molla Demirel’in Edebiyat ve Şiiri Üzerine:

 

 

 Molla Demirel’in Siiri Şavaşa Karşıdır

 

„Kaleminde kurumuş boya sanki / Dudaklarimdan akmıyor sözcükler“  Bu dizeler Molla Demirel’in  ‚Ayrılık Acısı“ adlı şiirinden bir alıntıdır.  Bu dizeler  konuşma sanatının  bütün kaderini belirliyor.

  Bu söylemle insan   şair  Hoffmann Sthals ‚In  Chandos’ Mektubunu anımsıyoruz O ‚ “Ağızda  dökülen kelimeler birer çürümüş mantar“ diyor.

Molla Demırele’in ondan farkı  çalışmalarında bir yazarın  özlemlerini ve  farklı kültürler içinde yaşanan farklılıkları çelişkileri ve bireyin iç parçalanmışlığını  bir bütün içinde  okuyucuya sunmuş olmasındandır...

Bu özelliği „Ben Vatanımdan Koparıldım“ adlı şiiri açıkça kanıtlıyor. Bu şiirdeki“ savruldum yad ellere“ bir bütünün ana direği durumda.  Bir Göçmen olarak yıllarca doğum yerinden farklı bir kültür içinde yaşamanın acılarının ana kaynağını de bu dizeler veriyor. Çalışmalarının akışı sadece bize yüksek kaliteli bir dil ve  Poetenin reflekslerini olumluluk ve olabilirlik ve olması mümkün olmayan şeylerin bazından  ele elmenın ötesinde  özellikle  yaşanabilirliğie yükselterek orada  okuyucunun kendi kendisine sorular sormasıyla  başbaşa bırakıyor. Böyle  okuyucu da acı ayrılıkların, birikimlerini içine çekiliyor. „ Söyle yüreğim  / Ne kadar giderir mektup / Ayrılık özlemini“  Bu soruyla yazer sesiz duran beyaz  kağıttan okuyucuzu alarak yaşamın ortasına çekiyor.

 

 Molla Demirel’in şiir çalışmalarında özlemin bir kaç sıfatı var. Oldukça  bir çok dizede  okuyucu kendini yazarın yerine koymak durununda kalıyor. Kelimeler farklı tonda resimlere dönüşerek beyninde, gözünün önünde dolaşıyor. Bir çok dizede acılar sanki bir mektup gibi insanın eline gözüne  tutuşturan bir duygu yaşatıyor.  Bir çok yerde sorunları anlatışı, nefes kesmekle kalmıyor kelimeleri şiirde nesıl yeri yerine kulanmanın ustalığını da  ortay koyuyor.   Okuyucunun nabzını sürekli elinde tutuyor. „Bırakın Beni / Bırakın Bizi / Fırtınaların yüreğinden / Alalım sözü“

Uzaklaşan gün adlı  Şiirde alınan bu dizeler  bile  insan benliğini, insan öfke ve duygularaını  bir volkan gibi kabarmasını sağladığını ortaya koyuyor.

 

Burada  dil’in merkezi yüreğin kendisidir. Bu durunda sözcüklerin artık gücü hiç bir şey anlatmaya yetmez. Burada dil’in özgürce kulanımda Molla Demirel’in bir çok konuya nasıl ironik olarak yaklastığını ve bu ironoyi ne kadar başarı ile kulandığını da  göstermeketedir.

Ancak her zaman onun zakasını özlem bırakmaz bu gerek özgürlüğü eşitliği  içeren konularda olsun gerekse sevi şiirlerinde olsun daima barış ve dostluk özlemi vardır: “Arama beni adli şiirde şöyle seslenir Dostlarına Sevgiliye: „Görülmemiş düşte / yazılmamış şiirde değil / Yüreğinde ara beni/ „Dikkat ediyorsanız gene burada da gözle değil ancak yürekte bulunurluğu vurguluyor. Göz güzelliği yerine yürek güzelliğini koymuş oluyor.

Saiirinde ki özlemi arayışı, evrensel kriterler içinde görünse bile ilk etapta incelendiğinde şiirsel Romantizmin içten içe oldukça hakim olduğunu da görürüz. Bu nedenle Romantık Şairler içindede değerlendirilmesine şaşmamak gerek. Ondan doğa ve toplumsal olaylar iç içedir. Buna en güzel örnek sözcüksüz konuşmak adlı şiirdir.

Molla Demirellin hemen hemen her üç şiirin ikisinde savaş karşıtıi olduğu dizeler yer alır ve çocuklara şu dizelerle seslenir:

“Aman çocuklar girin  kol kola / Savaş gemileri dolaşmasın sularımızda /

Geçmesin panzerler dağlarımızdan…”  ve  “Benım Işım” başlıklı şiirinden yer alan  bu dizeler bakalım:

“Günışığı kıracak zincirleri / kurşun üretmeyecek / Gül yetiştirecek insanlar”   bu dizeler bile şaiirin özellikle  şavaş karşıtı olmayı kendi kişiliği ile özleştirtdiğini ortaya koymaktadadır. Onun sürekli aradığı barış ve dostluk sevgisidir. Toplumsal mutluluğun baış ortamında olduğu kanısındadır…

 

Alman Dili Uzmanı

Christina Schössler.

 

 

 

 

------------->  Geriye Dönüş

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  

 

                                                                                                 E-mail: Mollademirel@gmx.de 

                 Biografi

                  Über mich     Gedichte     Erzählungen    Artikel                                 Bilder        

                  Biografim      Şiirler         Öyküler           Makele / deneme                 Resim / fotoğraflar

 Deutsch        Türkisch